Bir kutu gazlı içecek, bir paket şekerlemeden daha zararlı olabilir mi?
Utah’taki Brigham Young Üniversitesi ile Almanya’daki çeşitli araştırma kurumları, şekerin sıvı formda tüketilmesinin, katı gıda olarak alınmasından çok daha fazla olumsuz etki yaratabileceğini ortaya koydu.
Yapılan incelemeler, şekeri içmenin tip 2 diyabet riskini artırma konusunda sürekli bir ilişki sergilediğini göstermektedir. Amerika’da 38 milyon diyabet hastasından %90 ila %95’i tip 2 diyabet tanısı almıştır. Diğer şeker kaynakları ise daha düşük bir risk taşıyor.
Brigham Young Üniversitesi’nde beslenme bilimi alanında görevli olan Karen Della Corte, “Bu çalışma, farklı şeker türleriyle tip 2 diyabet riski arasında net bir doz yanıt ilişkisi kurarak önemli bir buluş gerçekleştirmiştir.” şeklinde açıklamada bulundu.
Araştırma, sıvı şekerin (gazlı içecekler veya meyve suyu aracılığıyla) sağlık yönünden katı gıda tüketimine göre daha problematik olduğunu vurgulamaktadır.
Della Corte, bu önemli çalışmanın sonuçlarını Advances in Nutrition adlı hakemli dergide yayımladı.
Sıvı formda alınan şekerin zararları, metabolik etkilerle bağlantılı olabilir. İşlenmiş gıdalarda bulunan şekerler, genellikle meyvelerden ayrılarak elde edilen izole şekerlere dayanmaktadır. Bu ilave şekerler enerji içecekleri, limonata, spor içecekleri, gazlı içecekler, ekmekler, kahvaltılık gevrekler, yoğurt, konserve gıdalar ve daha birçok üründe mevcuttur.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bu noktada glisemik etkinin daha yüksek olduğu ve karaciğerin metabolizmasını olumsuz etkileyerek karaciğer yağlanması ve insülin direncinde artışa neden olduğu tespit edilmiştir. İnsülin, kan şekeri seviyelerini düzenleyerek diyabet hastalarının tedavisinde kullanılan bir hormondur.
Diğer taraftan, meyveler ve tam tahıllar gibi besin değeri yüksek gıdalarda bulunan doğal şekerler, genellikle karaciğerde metabolik yük oluşturmaktan kaçınmaktadır. Bu gıdalar, içeriklerindeki lif, yağ ve protein sayesinde organizmanın daha yavaş tepki vermesine olanak tanır.
Yarım milyondan fazla kişinin verilerinin incelenmesi, günde yaklaşık 350 ml civarındaki bir porsiyon gazlı ya da diğer şekerli içeceklerin tüketiminin tip 2 diyabet riskini %25 oranında artırdığını göstermiştir.
Makalenin yazarları, şu ifadeleri kullanmışlardır:
Bu güçlü ilişki, artan riskin ilk günlük porsiyondan itibaren başladığını ve tüketimin güvenli kabul edileceği bir eşik değeri bulunmadığını göstermektedir.
Ek olarak, günde yaklaşık 240 ml’lik bir meyve suyu porsiyonu eklenmesinin, bu riski %5 artırdığı belirlenmiştir.
Diğer yandan aynı dönemde 20 gram sofra şekeri ve toplam şekerin, ters etki yarattığı ortaya çıkmıştır. Yüksek şeker tüketimi, obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kanser riskleriyle ilişkilendirilmektedir. Ancak Harvard Tıp Fakültesi, şekerin vücuda enerji sağlamada önemli bir rolü olduğunu vurgulamaktadır.
Della Corte, “Bu çalışma, şekerle tatlandırılmış içecekler ve meyve suları gibi sıvı şekerlere yönelik daha katı önerilerin yapılması gerektiğini ortaya koyuyor, zira bunlar metabolik sağlık açısından zararlı bir ilişki oluşturuyor gibi görünüyor.” dedi.
<
0 Comments