Bilim insanları, devasa eliptik galaksilerin milyarlarca yıl önce nasıl oluştuğuna dair önemli bulgular elde etti.
Evrendeki galaksiler genel olarak iki ana gruba ayrılmaktadır: Samanyolu’nun da bulunduğu spiral galaksiler ve daha düzensiz yapıya sahip eliptik galaksiler.
Sferoit formundaki eliptik galaksiler, merkezlerinde gözlemlenen şişkinliklerle tanınmaktadır. Az miktardaki gaz içeriği nedeniyle yıldız oluşumu göstermeyen bu galaksiler, spiral galaksilere göre çok daha fazla yaşlı yıldız barındırıyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı Mor Dağ Gözlemevi ve Birleşik Krallık’taki Southampton Üniversitesi’nden gelen araştırmacılar, “galaksiler arası gizem” olarak nitelendirdikleri durumu çözme aşamasına yaklaştıklarını duyurdu.
Şili’deki Atacama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Dizisi teleskoplarını kullanan ekip, 8 ile 12 milyar yıl öncesine ait 100’den fazla yıldız üreten galaksiyi inceledi.
Nature dergisinde 4 Aralık Çarşamba günü yayımlanan araştırma sonuçları, çok sayıda yıldız üreten galaksilerin çoğunun disk şeklinde değil, küresel bir yapı sergilediğini ortaya koydu.
Bilim insanları, galaksilerin merkezlerinde soğuk gaz birikimi ve diğer galaksilerle olan etkileşimlerin, bu yıldızlı yapılarının ortaya çıkmasına neden olduğunu öne sürüyor.
Çalışmanın ortak yazarı Dr. Annagrazia Puglisi, “İki disk galaksisinin çarpışması, gazın merkeze çökmesini ve trilyonlarca yeni yıldızın oluşumunu sağladı” açıklamasında bulunarak şunları ekliyor:
Bu kozmik çarpışmalar, yaklaşık 8 ila 12 milyar yıl önce, evrenin evriminin çok daha aktif bir döneminde gerçekleşti. Bulgularımız, astronomide uzun süredir var olan bir gizemi çözmeye bir adım daha yaklaştırıyor ve galaksilerin evrenin erken dönemlerinde nasıl meydana geldiğine dair anlayışımızı yeniden şekillendiriyor.
Projenin lideri Dr. Qing-Hua Tan, uzak ve son derece parlak galaksilerden gelen ışığın dağılımını yeni bir teknikle incelediklerini belirtiyor.
Ekip, bu sayede sferoit galaksilerin oluşum sürecine dair önemli deliller elde etmeyi başarmış durumda.
Dr. Tan, “Sferoitlerin, uzak galaksilerin çekirdeklerinde yoğun yıldız oluşumu olaylarıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dair ilk somut kanıtı sunuyoruz. Astrofizikçiler bu mekanizmayı anlamak için uzun zamandır çaba sarf ediyor” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, diğer teleskoplardan edindikleri verileri kullanarak uzak galaksilerin yıldızlarını incelemeyi planlıyor. Bu yöntemle devasa eliptik galaksilerin nasıl meydana geldiği ve evrenin ilk dönemlerindeki galaksi oluşum sürecine dair daha fazla bilgi edinmeyi hedefliyorlar.
0 Comments