Bilim insanları, emeklilik sonrası depresyon riskini azaltmanın etkili yolunu keşfetti: Gönüllü çalışmalara katılmak.
Emeklilik dönemi, bireylerin yaşamında önemli değişiklikler yaratarak sosyal etkileşimlerin azalmasına neden olabiliyor ve bu durum, bazı kişilerde depresyon gelişimine yol açabiliyor.
Uzmanlar, depresyonun çeşitli nedenlerinin bulunduğunu belirtiyor. Ancak, belirli etkinliklerin ve aktivitelerin bu ruhsal sağlık sorununun önüne geçme potansiyeline sahip olduğunu ifade ediyorlar.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
8 Ocak’ta hakemli dergi Journal of American Geriatrics Society’de yayımlanan araştırmada, 65-79 yaş aralığındaki yaklaşık 3 bin ABD’li kişi incelendi.
Katılımcıların yüzde 6’sının depresyondan muzdarip olduğu tespit edildi. Gönüllü çalışmalara katılan yaşlı bireyler arasında ise depresyon riski, diğerlerine göre yarı yarıya azalmıştı.
Bu gönüllü çalışmalar, ihtiyaç sahiplerine yiyecek dağıtmak, öğrencilere derslerde yardımcı olmak veya sokak hayvanlarına bakmak gibi çeşitli faaliyetleri içerebilir.
Araştırmanın bulguları, 65-69 yaş grubundaki bireylerin depresyon riskinin, 70-74 yaş aralığındaki bireylerden anlamlı derecede yüksek olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun emekliliğin hemen ardından yaşanan ani değişimlerden kaynaklandığını düşünüyor.
Çalışmanın yazarlarından Dr. Guohua Li, “Bu bulgu, 65 ve üzeri yaşlarda fiziksel sağlık sorunlarının artması ve sosyal ağların kaybı gibi unsurların, izolasyon hissini ve depresif belirtiyi artırabileceğini gösteren diğer araştırmalarla tutarlıdır” ifadesinde bulundu ve ekledi:
Gönüllülük faaliyetlerine katılanlarda depresyon yaygınlığı anlamlı ölçüde daha düşüktür.
Ayrıca, sosyoekonomik faktörlerin de depresyon üzerindeki etkisine dikkat çekiliyor. Çalışmada, yıllık geliri en az 50 bin dolar olan bireylerde depresif belirtilerin daha az görüldüğü kaydedildi.
Türkiye’deki mevcut ekonomik koşullar göz önüne alındığında, en az 2 milyon emeklinin geçimini sağlamak için yeniden çalışmak zorunda olduğu düşünülüyor.
Bu durumda olan bireylerin, bilim insanlarının önerdiği gönüllü faaliyetlere katılma imkanlarının kısıtlı olduğu bilinse de, sosyal ilişkilerin güçlü tutulması depresyon riskinin azaltılmasına katkıda bulunabilir.
0 Comments