Peru’da yer alan 1500 yıllık mezarlarda bulunan iki genç ile ilgili yeni bir keşif yapıldı. Bu gençlerin, yakın akrabaları için kurban edilmiş olabileceği ihtimali, arkeologlar arasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Moçe kültürü üzerinde yapılan araştırmalarda, böyle bir ritüel ile daha önce karşılaşılmamıştı.
Moçe kültürü, MS 300-950 yılları arasında Peru’nun kuzey kıyılarında hüküm sürmüştü. Bu dönemde insan kurbanları, nadir de olsa yaşanan bir uygulama olarak literatüre geçmişti.
Anadolu’da yaşayan halkın, tanrılarına adak olarak insan kurban ettiğini destekleyen, birçok ikonografik ve arkeolojik bulgu mevcut. Ancak, üst sınıf bireylerinin cenazelerindeki benzer uygulamalar için güçlü kanıtlar elde edilmemişti.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Huaca Cao Viejo adlı alanda gerçekleşen kazılarda elde edilen kalıntıların genetik analizi, bu ritüellere dair inandırıcı kanıtlar sunmuş durumda. 2005’te gerçekleştirilen kazılarda, toplamda dört mezarda altı kişinin bulunduğu tespit edilmiş ve bunlardan birinin üst sınıf kadını olduğu daha önce belirlenmişti. “Señora de Cao” (Cao’nun Hanımı) olarak adlandırılan bu kadının yanı sıra, üç yetişkin erkek ile ergenlik çağındaki iki genç bireyin de kalıntıları incelenmişti. İki genç, bitki lifinden iplerle boğulmuştu.
Bu altı kişinin akraba olabileceği ihtimali üzerinde duran bilim insanları, ilk başta teorinin doğruluğunu kanıtlayamamıştı. Bununla birlikte, PNAS dergisinde 23 Aralık Pazartesi günü yayımlanan çalışmada yapılan genetik analizler, bu teoriyi destekleyen bulgular ortaya koydu.
Ekip, radyokarbon tarihleme kullanarak, beş kişinin MS 500 civarında yaşamını yitirdiğini belirledi. Genom analizi ise iki erkeğin muhtemelen kadının kardeşi olduğunu ortaya çıkardı. Diğer yandan, daha önce ölmüş olan erkek kardeşin ise, kardeşlerin babası veya dedesi olabileceği tahmin ediliyor.
Ancak, kadın ve genç kız arasındaki akrabalık belirli bir kesinliğe ulaşamadı. Araştırmacılar, ergen kızın erkek kardeşlerden birinin çocuğu olabileceği ve mezarda halasına eşlik etmek amacıyla kurban edildiği hipotezini öne sürdü. Bunun yanı sıra, erkek kardeşlerden birinin boğularak öldürülen oğluyla birlikte defnedildiği tespit edildi. Arkeologlar, Moçe kültüründe daha önce böyle bir uygulamaya rastlamadıklarını kaydediyor.
Çalışmanın yazarlarından Lars Fehren-Schmitz, “Moçelerde insan kurbanları hakkında bildiklerimizin çoğu, halka açık ve korkunç ritüellerle sınırlı. Ancak, yakın veya ergen akrabaların kurban edildiğine dair hiçbir kanıt yok.” diyerek, mevcut literatürde benzer bir duruma rastlanmadığını ifade etti.
Fehren-Schmitz, “Bu muhtemelen toplumsal ya da dini/manevi açıdan daha yüksek bir statüye sahip bireylere yönelik, özel ve onurlu bir törensel öldürme uygulaması olabilir.” şeklinde belirtti.
Araştırmacılar, gelecekteki çalışmalarında iki gencin neden kurban edildiğine dair daha fazla bilgi edinmeyi ümit ediyor. Bu sayede, Moçe kültüründe üst sınıftan bireylerin gömülmesi sürecinde yakın akrabaların kurban edilme sıklığını belirlemek mümkün olabilecektir.
Çalışmanın diğer yazarlarından Jeffrey Quilter, “Ayrıca kurban etme ve gömme süreçlerini yöneten bireylerin, kurban edilen ve gömülen kişilerle aynı olmayabileceğini unutmamak lazım.” diyerek şu hususu ekledi:
Post Pagination
0 Comments