Dereotu, birçok kişinin farkında olmadığı ve henüz keşfedilmeyi bekleyen çeşitli faydalar sunan, genelde göz ardı edilen bir bitkidir.
Bu bitki, kalp hastalığı ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarını önlemeye yardımcı olan önemli besin maddeleri barındırmaktadır. Ayrıca, kanserle mücadelede ve bağışıklık sistemini güçlendirmede etkili olan bitki bazlı kimyasallar içermektedir; bu kimyasalların başında flavonoidler gelmektedir.
Uzmanlar, dereotunun sağlıklı bir yaşlanma süreci sağlamaya, beyin sağlığını desteklemeye ve zararlı iltihapları önlemeye yardımcı olduğunu da belirtmektedir.
Queen’s Belfast Üniversitesi’nden Dr. Aedin Cassidy, flavonoidlerin sağlık üzerindeki olumlu etkileri hakkında şu bilgileri veriyor:
Flavonoidler, oksidatif stresi ve iltihabı azaltmanın yanı sıra kan damarlarının sağlığını destekler ve iskelet kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur; bu da yaşlanma ile birlikte gelen bedensel zayıflığı önlemek ve fiziksel işlev ile ruh sağlığını korumak için hayati önemdedir.
Bunlarla sınırlı değil.
Bir yemek kaşığı dereotu, göz sağlığı için gerekli A vitamini, bağışıklık sistemini koruyan C vitamini ve yüksek tansiyonla savaşan kalsiyum ve potasyum mineralleri bakımından zengindir. Önceki araştırmalar, bu bitkinin atardamarlarda birikim yapabilen kötü kolesterol seviyelerini azaltabileceğini ortaya koymuştur, böylece kalp krizi veya felç riskini de düşürmektedir.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bir fincanın üçte ikisi yalnızca 43 kalori içeren dereotu, birçok markette taze veya kurutulmuş olarak bulunabilir.
Çoğu insan, bu bitkinin faydalarından yararlanmak için sadece tüylü yapraklarından bir tutam kullanmanın yeterli olduğunu bilmektedir.
Bu otumsu, meyanı anımsatan aromaya sahip bitki, yumurta dolmasının üzerinde taze olarak doğranmış olarak, salatalık ve krem peynirli sandviçlerde, yoğurtlu soslara karıştırarak ya da bir somun içinde pişirilerek kullanılabilmektedir.
Dereotu, tarihte Antik Mısırlılar tarafından kötü ruhları uzaklaştırmak ve idrar söktürücü olarak kullanılıyordu.
Çoğu Amerikalı ise dereotunu lezzetli turşuların tadı için kullanılmasından tanımaktadır.
Cleveland Clinic’e göre, fermente turşular aşırıya kaçılmadığı sürece sıvı dengesini düzenleyici probiyotik ve elektrolitler yönünden değerli bir kaynak oluşturmaktadır.
Ayrıca, sporcuların fazla terledikten sonra ihtiyaç duyduğu sodyum ve kas kramplarını azaltan K vitamini de barındırmaktadır.
Kliniğe danışan kayıtlı diyetisyen Beth Czerwony, “Bazı kişiler bacaklarındaki krampları gidermek için turşu suyu tercih ediyor. Sporcular da oral rehidrasyon solüsyonu kullanmıyorlarsa, elektrolit ihtiyacını karşılamak için sıklıkla turşu suyunu tercih ederler” ifadelerini kullanıyor.
0 Comments