NASA, Güneş Sistemi’ndeki en tehlikeli asteroid olarak tanımladığı Bennu’dan alınan bazı parçaları, incelemek üzere Birleşik Krallık’a ulaştırdı.
OSIRIS-REx uzay aracı tarafından eylül ayında Dünya’ya getirilen bu küçük kaya ve toz örnekleri, Doğa Tarihi Müzesi ile Open, Manchester ve Oxford üniversiteleri tarafından detaylı analizler için değerlendirilecek.
Bu bağlamda NASA, Britanyalı bilim insanlarına değerli bir katkıda bulundu.
Bütün bu süreçte müzede görev alan Prof. Sara Russell, NASA’nın bağışını “küçük fakat yeterli” olarak nitelendirdi.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
BBC ile yaptığı bir röportajda, bilim insanı uzay ajansının 100 miligramlık Bennu tozunu bağışladığını açıkladı.
Bennu örneklerinin analizine, farklı ülkelerden yüzlerce bilim insanı katılım gösteriyor.
Doğa Tarihi Müzesi’ndeki ekip, X-ışını kırınımı (XRD) konusunda özel bir uzmanlığa sahip; bu teknik sayesinde örneklerdeki mineral türlerini ve miktarlarını tespit edebilecekler.
Müzede görevli Dr. Ashley King, “Başkalarının belki de yapamayacağı deneyler yapmamıza olanak tanıyan bir XRD düzeneğine sahibiz. Bu yüzden sıradışıyız” şeklinde konuştu:
Ayrıca inanılmaz bir mineral koleksiyonumuz var; bu da tüm standartlara sahip olduğumuz ve hesaplamalarımızda bize yardımcı olacak karşılaştırmaları yapabildiğimiz anlamına geliyor.
NASA, çok yakın zamanda Smithsonian Enstitüsü’ne de Bennu örneklerinden bazılarını bilimsel araştırmalar için ödünç vermişti.
Bu asteroit parçalarının, Güneş Sistemi’nin nasıl meydana geldiği ve Dünya’daki yaşamın kökeni hakkında önemli veriler sunması bekleniyor.
Aynı zamanda, gezegende yaşamı mümkün kılan moleküllerin ve organik bileşenlerin, asteroidler aracılığıyla yeryüzüne ulaşmış olabileceği fikri gökbilimciler arasında geniş bir kabul görmektedir.
Bennu, “potansiyel olarak tehlikeli” asteroidler kategorisinde yer aldığından, bu nesnenin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi, gelecekte Dünya’ya çarpabilecek tehlikeli göktaşları hakkında daha çok bilgi edinme fırsatı sağlayabilir.
Bennu’dan şimdiye dek neler öğrenildi?
OSIRIS-REx, 2018 yılında bu asteroidin yörüngesine girmiş, 2019 yılında ise cisme çok yakın geçiş yapmıştı.
O dönemde elde edilen veriler, Dünya’daki yaşamın kökenine dair beklenmedik ipuçları sundu.
Gelen bulgular, göktaşında hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan moleküller ile büyük kaya parçalarının varlığını göstermişti.
Bu nedenle, NASA uzay aracından elde edilen numuneleri büyük bir önemle değerlendiriyor. Uzay ajansının o dönemde yaptığı açıklamada şu ifadeler yer almıştı:
OSIRIS-REx ile Bennu’nun incelenmesi, bilim insanlarına güneş sistemimizin kökenleri, Dünya’daki su ve organik moleküllerin kaynakları ile uzayda Dünya’ya yakın bölgelerdeki tehlikeler ve kaynaklar hakkında daha fazla bilgi edinme fırsatı sunacak.
Uzay aracı, 24 Eylül’de bu örnekleri gezegene fırlattıktan sonra OSIRIS-APEX olarak yeniden adlandırıldı ve yeni bir keşif görevine başladı.
Şu anda, “potansiyel tehlike” olarak adlandırılan Apophis isimli başka bir göktaşını incelemek üzere yola devam ediyor.
0 Comments