Yeni bir araştırma, insanların yapay zeka kullanırken aldatmacaya daha fazla eğilim gösterdiğini ortaya koydu.
Berlin merkezli bir araştırma enstitüsündeki bilim insanları, görev veya talimat veren kullanıcıların çoğunun, yapay zekanın yalan söylemesini istemekten çekinmediğini keşfetti.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Oxford Üniversitesi’nde teknoloji ve düzenleme alanında uzman Dr. Sandra Wachter, eğer insanlar yapay zeka kullanırken etik dışı eylemlere daha yatkın hale gelirse, bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.
Wachter, “Özellikle bireylerin eylemleri, başkaları ve toplumsal yapılar üzerinde büyük etkiler yaratabileceğinden, finans, sağlık, eğitim veya işletme gibi yüksek riskli alanlarda yapay zeka kullanımı konusunda dikkatli düşünmeliyiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Eğer insanlar tıp, işletme veya hukuk alanında sınavda hile yapabiliyorsa, sadece öğrenim eksikliği yaşamıyor; aynı zamanda diğerlerine kötü hukuki, tıbbi veya ticari tavsiyeler vererek zarar verme potansiyelleri artıyor.
Çalışma, 13 ayrı araştırmayı kapsıyor ve 8 binden fazla katılımcının verilerini içeriyor. Araştırma, insanların yapay zekaya ne şekilde talimat verdiklerine odaklandı.
Kullanıcıların yaklaşık yüzde 85’inin yapay zeka aracılığıyla yalan söylediği, ancak makinelerle etkileşime girmedikleri zamanlarda yalnızca yüzde 5’inin aynı davranışı sergilediği belirlendi.
Max Planck İnsan Gelişimi Enstitüsü’nden araştırma yazarı Zoe Rahwan, “Yapay zeka kullanmak, insanlarla eylemleri arasında bir ahlaki mesafe oluşturuyor; bu da onları normalde yapmayacakları veya başkalarından istemeyecekleri davranışlara yönlendirebiliyor” şeklinde yorumda bulundu.
Bilim insanları, geniş çapta kullanılan bir “zar atma görevi”ni uyguladı. Bu görevde katılımcılar zar atıyor, sonuçları gözlemliyor ve raporluyordu; yüksek atışlarda ise daha fazla para kazanıyorlardı. Araştırmacılar, katılımcıların bu görevi yapay zekaya devrettiğinde neler yaşandığını da inceledi.
Bir görevde katılımcılardan, yapay zekanın “doğruluğu en üst düzeye çıkarmak” ile “kârı en üst düzeye çıkarmak” arasında 7 puanlık bir ölçeğe göre bir öncelik belirlemeleri istendi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 85’i dolandırıcılık yapmayı tercih ederken, üçte biri ila yarısı yapay zekaya tamamen hile yapması talimatını verdi.
Buna karşın, katılımcılara makine müdahalesi olmadan sonuçları bildirmeleri istendiğinde, neredeyse tamamı zardaki sonucu dürüstçe bildirdi.
Önceki araştırmalar, insanların sonuçlar arasında mesafe yarattıklarında yalan söyleme olasılıklarının arttığını ortaya koymuştu. Yeni çalışmada, “Kimse izlemiyorken veya eylemi başka biri gerçekleştirirken kuralları esnetmek veya çiğnemek daha kolay” ifadeleri kullanılıyor.
Araştırmacı Nils Köbis, insanların işlerini makinelere devretmeleri durumunda etik olmayan davranışlarda bulunma isteğinin arttığını belirtmekte.
Çalışmamız, insanların makinelere devrettikleri işlerde, özellikle bunu açıklama gereği duymadıklarında etik dışı davranışlar sergilemeye daha istekli olduklarını gösteriyor.
Araştırmanın ortak yazarı olan Profesör Iyad Rahwan, “Bulgularımız, teknik güvenlik önlemleri ve düzenleyici çerçeveleri acilen gözden geçirmemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor
0 Comments