Yeni bir araştırma, uykusuzluk ve bağırsak florası arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, uykusuzluğun tedavisinde yenilikçi yöntemlerin uygulanmasının kapılarını aralayabilir.
Beyin ile bağırsak florası arasındaki sıkı ilişki, son yıllarda pek çok hastalığın incelenmesinde önemli bir araştırma alanı haline geldi.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Daha önceki gözleme dayalı çalışmalarda, uykusuzluğun (insomnia) bağırsak bakterileriyle bir bağlantısı olabileceği önerilmişti.
Bu konuda daha derinlemesine bir anlayış sağlamak amacıyla, Çin’deki Nanjing Tıp Üniversitesi Beyin Hastanesi bünyesindeki araştırmacılar kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.
Çalışmanın bulguları, hakemli dergi General Psychiatry’de 12 Ağustos’ta yayımlandı. Araştırmada, uykusuzluk çeken yaklaşık 387 bin kişinin verileri kullanılarak neredeyse 110 bini üzerinde inceleme yapıldı ve bu veriler 26 bin 500 kişinin bağırsak florası verileriyle eşleştirildi.
Araştırmacılar, neden-sonuç ilişkilerini tespit etmek için genetik verilerle Mendelci rastgeleleme tekniğinden faydalandı.
Öncelikle, uykusuzlukla bağlantılı genleri taşıyan bireylerin, belirli bağırsak bakterilerine sahip olma olasılıklarını hesapladılar. Daha sonra, belli bağırsak bakterilerine sahip olan kişilerin uykusuzluk riski açısından durumlarını incelediler.
Sonuç olarak, bilim insanları 14 farklı bakteri türünün uykusuzluk riskini artırdığını, 8’inin ise iyi uyku kalitesine katkı sağladığını belirledi.
Aynı zamanda uykusuzluğun, bağırsaklardaki 7 bakteri grubunun azalmasıyla da ilişkilendirildiği tespit edildi.
Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu, bir bakteri grubunun uykusuzluk riskini artırmasının yanı sıra, uykusuzluk durumunun bu bakterilerin çoğalmasına da zemin hazırladığıdır.
Araştırma, uykusuzluğun bağırsak florasını etkileyerek bir döngü oluşturabileceğini işaret ediyor.
Bilim insanları, gelecekte uykusuzluğun probiyotik olarak bilinen yoğurt türleri veya lif kaynağı olan prebiyotikler aracılığıyla tedavi edilebileceğini öne sürüyor.
Makalenin başyazarı Dr. Shi Shangyun, bulguların “uykusuzluğa dair anlayışın yeniden şekillenmesi ve bağırsak florasına odaklanan araştırmalar ile tedavilere ilgi uyandırma” potansiyeli taşıdığını vurguladı ve şöyle ekledi:
Bağırsak florası bu tedavilerin etkililiğini izlemek adına bir biyobelirteç görevi görebilir ve daha özelleştirilmiş bir bakım sunabilir.
Ancak araştırmanın, Avrupa kökenli bireyler üzerinde gerçekleştirilmiş olması gibi bazı sınırlılıkları mevcut. Bu nedenle elde edilen bulguların herkes için geçerli olmayabileceği ifade ediliyor.
Araştırmacılar, kişiye özel tedavi yöntemleri geliştirilmeden önce, uykusuzluk ve bağırsak florası arasındaki ilişkiye dair daha fazla inceleme yapılması gerektiğinin altını çizdi.
0 Comments