Araştırmalar, kişilik özelliklerine uygun şekilde oluşturulmuş antrenman programlarının daha etkili sonuçlar verebileceğini ortaya koyuyor.
Örneğin, daha içe dönük ve negatif eğilimler sergileyen bireylerin sık molalar vererek yalnız çalışmaya ihtiyaç duyabileceği belirtilirken; dışa dönük kişilerin takım sporlarına ve yüksek yoğunluklu derslere, örneğin Barry’s Bootcamp ya da SoulCycle gibi, yönelmeleri öneriliyor. Açık kişilik özellikleri gösteren bireylerin ise egzersizden keyif alıp almadıklarına bakılmaksızın bu faaliyetlerine devam ettikleri gözlemleniyor.
University College London’ın Spor, Egzersiz ve Sağlık Enstitüsü’nden Dr. Flaminia Ronca, “Beyinlerimizin işleyiş şekilleri farklılık gösteriyor ve bu durum davranışlarımızı ve çevremizle kurduğumuz etkileşimleri şekillendiriyor” diye ifade ediyor.
Bu bağlamda, kişiliğin farklı yoğunluktaki egzersizlere verdiği tepkinin değişkenlik göstermesi de oldukça anlaşılır bir durum.
Amerika Birleşik Devletleri’nde bu durum, yükselen obezite oranlarıyla ilişkilendirilebilir. Bu kronik hastalık, her 5 çocuktan birini ve her 5 yetişkinden ikisini etkileyerek çeşitli sağlık sorunlarına yakalanma riskini artırmaktadır. 2020 yılı itibarıyla, ABD’li yetişkinlerin sadece yüzde 24’ü ulusal fiziksel aktivite yönergelerini yerine getirebilmişti. Philadelphia ve Los Angeles’taki çocuk sağlığı merkezlerinde gerçekleştirilen yeni bir analiz, 2007 ila 2023 yılları arasında Amerikalı çocukların sağlık durumunun kayda değer bir şekilde kötüleştiğini ortaya koydu.
Ronca ve ekip arkadaşları, Birleşik Krallık’taki 86 katılımcının davranışlarını analiz edip bu sonuçlara ulaştı. Katılımcıların başlangıç fitness seviyeleri test edildikten sonra iki gruba ayrıldı. Bir grup, evde bisiklet ve güç antrenmanlarından oluşan 8 haftalık bir fitness programını takip ederken, diğer grup normal yaşam tarzlarını sürdürmeye devam etti.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Tüm katılımcılar, çalışmaya katılmaktan ne kadar keyif aldıklarını gösteren bir anket doldurdu.
Araştırmacılar, beş kişilik özelliği üzerinde yoğunlaştı: dışadönüklük, vicdanlılık, uyumluluk, nevrotiklik ve açıklık.
Üniversitenin Bilişsel Sinirbilim Enstitüsü’nden kıdemli yazar Prof. Paul Burgess, “Fiziksel aktivite programları tasarlayıp önerirken kişilik faktörlerini göz önünde bulundurmak, programın başarısını, bireyin bu programa bağlı kalıp kalmayacağını ve formda olup olmayacağını belirlemede kritik bir rol oynayabilir” dedi.
Araştırmacılar, stres düzeyleri ile fitness üzerindeki değişim arasındaki ilişkiye de dikkat çekerek, her iki grubun stres düzeylerinin çalışma öncesinde birbirine benzer olduğunu tespit etti. Nevrotik eğilim gösteren bireylerde, evdeki fitness planının ardından stres seviyelerinde bariz bir düşüş yaşandığı görüldü.
Ohio’daki araştırmacılar, daha önce gerçekleştirdikleri bir ankette, ABD’li yetişkinlerin yüzde 45’inin haberler ve sosyal medya nedeniyle haftada en az bir kez stres hissettiğini ve bu katılımcıların yüzde 16’sının her gün stresli hissettiğini bildirdi. ABD İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi, işyeri stresinin her yıl 120 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirtiyor.
Ronca, “Stresin azalmasından en fazla fayda sağlayanların egzersizle olumlu bir yanıt alması gerçekten umut verici” diye vurguladı.
Missouri Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir önceki araştırma, kişilik ile fiziksel işlev arasında bir ilişki olduğunu ortaya koy
0 Comments