Bilim insanları, farklı bireylerin belirli şarkıcıların seslerini neden tercih ettiğini incelemek amacıyla gerçekleştirdikleri çalışmada beklenmedik bir bulguya ulaştı. Araştırmalar, müzik zevklerinde teknik unsurların beklenildiği kadar etkili olmadığını ortaya koydu.
Perde ve tempo gibi ölçülebilen özelliklerin tercihlere etkisinin yanı sıra kişisel algıların da rol oynayıp oynamadığını merak eden araştırmacılar, 16 eğitimli şarkıcının akapella performanslarını 368 dinleyiciye dinletti.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Max Planck Ampirik Estetik Enstitüsü’nden (MPIEA) ekip, Bobby McFerrin’in “Don’t Worry Be Happy” ve Harold Arlen’in “Over the Rainbow” parçalarını çeşitli şarkıcılar tarafından sözsüz olarak seslendirilen kayıtlar arasından seçti. İnternet üzerinden 326 dinleyici ve laboratuvar ortamında 42 kişi olmak üzere toplamda 368 katılımcı, 96 performansı değerlendirerek görüşlerini bildirdi.
Katılımcıların beğenileri oldukça çeşitli olurken, bazı değerlendirmelerde benzerlikler de gözlemlendi. Araştırmacılar, benzer puanların sesin akustik özelliklerinden kaynaklandığını düşünsede, elde edilen sonuçlar bu görüşü çürütmüştür.
Akustik özelliklerin puanlamaların yalnızca küçük bir kısmını açıkladığı, katılımcıların tercihlerini belirleyen esas faktörün sesleri algılama ve yorumlama tarzları olduğu belirlendi.
Scientific Reports adlı dergide yayımlanan araştırmanın yazarlarından Pauline Larrouy-Maestri, “Akustik tercihlerimizin genellikle nesnel kriterlere dayandığını düşünmekle birlikte, sonuçlarımız ‘Güzellik bakanın gözündedir’ sözünün akustiğe de uygulanabileceğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Sesin kendisi kadar dinleyicinin deneyiminin de önemli olduğunu vurgulayan bu çalışma, şarkı dışında kalan seslerin nasıl algılandığına dair yeni soruların gündeme gelmesine yol açıyor. Araştırmacılar, çalışmada şu ifadeye yer veriyor:
Şimdiye kadar elde ettiğimiz bulgular, şarkı söylerken ses tercihinin büyük ölçüde performansların kalitesine ve dinleyicilerin özelliklerine bağlı olduğunu gösteriyor; bu ise karmaşık bir ilişki. Beğeni derecelendirmeleri yalnızca seslerin akustik özelliklerine değil, katılımcıların sesleri nasıl algıladığına da bağlı.
Ekip, gelecek çalışmalarında diğer şarkı söyleme stillerinin yanı sıra konuşma seslerinin çekiciliği üzerinde de araştırmalar yapmayı planlıyor.
0 Comments