Fiji ve Tonga’daki iguanaların nasıl buralara ulaştığı, diğer türdeşleri Amerika’da yaşarken evrimsel açıdan önemli bir muamma oluşturuyordu.
Bu sorunun cevabı, “Proceedings of the National Academy of Sciences” adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir araştırma ile ortaya kondu.
San Francisco Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Simon G. Scarpetta, “Bu konu hem bilim insanlarının hem de toplumun merakını oldukça uyandırıyordu” şeklinde açıklamada bulundu.
Scarpetta ve ekibi, iguanaların Fiji’ye, okyanusu aşan bitki örtülerinin üzerinde seyahat ederek ulaştığını belirledi.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bilim insanları, arada kalan 8 bin kilometrelik mesafenin, insanlar dışındaki bir omurgalı kara hayvanının okyanusta kat ettiği en uzun mesafe olduğunu vurguladı.
Scarpetta ve ekibi, Fiji tepeli iguanasını en yakın akrabalarıyla karşılaştırarak, bu türün 30 ila 34 milyon yıl önce farklılaştığını öne sürdü.
Aynı zamanda, Fiji takımadalarındaki volkanların ortaya çıkışının bu döneme denk geldiğine dikkat çektiler.
Çalışmada yer almayan bilim insanı Hamish G. Spencer, bitkilerin ve ağaç gövdelerinin su üzerinde birleşip yüzdüğü “rafting” konseptinin, diğer örneklerde küçük canlıların uzak adalara ulaşmalarına olanak sağladığını hatırlattı.
Ancak bu durumun genellikle omurgasızlarda ve nadiren uçamayan omurgalılarda gözlemlendiğini sözlerine ekledi.
Yeni Zelanda’daki Otago Üniversitesi’nde çalışan evrimsel genetikçi, memelilere kıyasla kertenkele ve yılan gibi hayvanların yavaş metabolizmaları sayesinde uzun mesafeleri aşabildiğini belirtti.
0 Comments