Dünyanın en eski insan mezarları, Homo sapiens ve Neandertallerin kültürel ve teknolojik etkileşimde bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan güncel bir çalışmada, İsrail’in Şoham bölgesine yakın Tinshemet Mağarası’nda bulunan hominin mezarlarına dair incelemeler yapıldı.
Bu araştırmada, İsrail’in farklı bölgelerindeki aynı döneme ait mezarlarla karşılaştırmalar yapılarak, dikkat çekici benzerlikler keşfedildi. Bilim insanları, bu mezarların yaklaşık 100 bin yıl öncesine ait olduğunu ve dünyanın en eski mezarları arasında yer aldığını dile getiriyor.
İncelenen mezarların içindeki kişilerin hangi insan türüne ait olduğu henüz netlik kazanmış değil. Ancak yapılan tahminler doğrultusunda Orta Paleolitik dönemde bölgede en az üç farklı hominin türünün yaşadığı düşünülüyor. Bu türler arasında arkaik Neandertaller, Neandertaller ve modern insanlar (Homo sapiens) yer alıyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırmacılar, İsrail’in çeşitli bölgelerindeki mezarların, aşındırıcı boya kullanımı, ölülerin gömülme şekli ve yanlarına bırakılan hayvan kemikleri gibi ortak özellikler taşımakta olduğunu gözlemledi.
Özellikle, Tinshemet Mağarası’ndaki aşı boyasının uzaktan getirildiği ve bunun cenaze süreçlerinde ölüleri süslemek amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir.
Mağarada bulunan taş aletlerin de diğer bölgelerdeki örneklerle benzer şekilde üretildiği tespit edildi. Kudüs İbrani Üniversitesi’nden Prof. Yossi Zaidner, bu çalışmaya dair “Bu özel taş alet üretim teknolojisi sadece bu dönemde görülüyor. Daha önce böyle bir uygulama yoktu” açıklamasında bulundu.
Ve bu durum, daha arkaik Homo sapiens özelliklerine sahip olanlarla Neandertal benzeri insanlar arasında ayrım yapmaksızın tüm yerleşimlerde gözlemlenebilir.
Orta Paleolitik dönemin ortalarında Levant’ta yaşayan toplulukların, en çok yaban öküzü ve at gibi büyük otçulları avlamaları, onları önceki ve sonraki insanlardan ayıran bir özellik olarak kaydedilmiştir.
Prof. Zaidner, “Bu gruplar, etkileşimde bulunarak avlanma teknikleri ve alet teknolojileri dahil olmak üzere bir çeşit homojen kültür geliştirmiştir” diye ekliyor.
Ancak biyolojik açıdan homojen özelliklerin gelişmesi daha uzun zaman almakta. Bu nedenle, önemli morfolojik çeşitlilik sürdürülüyor.
Bilim insanları, cenaze gelenekleri ve aşı boyası kullanımının tarih öncesi insanlarda sembolik düşüncenin gelişimine işaret ettiğini vurgulayarak, bu etkileşimlerin karmaşık sosyal davranışların ve geleneklerin ortaya çıkmasında etken olduğunu düşünüyorlar.
Kültürel kaynaşmanın önemli bir alanı olarak değerlendirilen bu bölgede, Prof. Zaidner, “Verilerimiz, insan bağlantılarının ve gruplar arasındaki etkileşimin tarih boyunca kültürel ve teknolojik yenilikleri yönlendiren temel bir faktör olduğunu gösteriyor” şeklinde ifade etti.
Çalışmanın diğer yazarı Tel Aviv Üniversitesi’nden Prof. Israel Hershkovitz, “Homo sapiens ve Neandertallere ait çifleşmeyi kanıtlayan birçok genetik veri mevcut, ancak biz bunun ötesine geçerek sürekli bilgi paylaşımında bulunduklarını iddia ediyoruz” dedi.
Tinshemet Mağarası’ndaki araştırmalar, eski insan topluluklarının etkileşimi ve evrimi hakkında daha fazla bilgi sağlaması bekleniyor.
0 Comments