James Webb Uzay Teleskobu (JWST), yaklaşık 13 milyar yıl önce “içten dışa” doğru gelişen bir galaksiyi görüntüledi. Bu galaksinin çekirdeği, en yoğun yıldız kümelerinin bulunduğu alan olup, dış kısımlarda yıldız yoğunluğu belirgin şekilde azalmaktadır.
Bilim insanları, son 10 milyon yıl içinde oluşan galaksilerin ya çevresindeki gaz bulutlarını toplayarak yeni yıldızlar üretme ya da başka galaksilerle birleşme yoluyla meydana geldiğini varsayıyor.
Cambridge Üniversitesi Cavendish Laboratuvarı’ndan Dr. Sandro Tacchella, bu durumu şöyle ifade ediyor: “Galaksilerin, küçük başlayarak gaz bulutlarının kendi kütleçekimleri altında çökmesi ile çekirdeklerinde yüksek yoğunlukta yıldız kümeleri ve kara delikler oluşturması beklenir.”
Ancak, evrenin ilk dönemlerinde galaksilerin bu şekilde oluşup oluşmadığı hala bir muamma olarak kalmaktadır.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Dr. Sandro Tacchella ve ekibi, JWST Gelişmiş Ekstragalaktik Araştırması çerçevesinde NGC 1549 adlı galaksiyi inceleyerek bu sorunsalı çözmeye çalıştı.
Yaklaşık 13.8 milyar yıl önce gerçekleşen Büyük Patlama’dan sadece 700 milyon yıl sonra gözlemlenen bu galaksinin, genç yaşına rağmen çekirdek yıldız yoğunluğu, günümüz galaksilerine oldukça yakın bir seviyede tespit edildi. Günümüzdeki galaksiler, NGC 1549’dan yaklaşık bin kat daha fazla yıldız barındırmaktadır.
Aynı zamanda gökbilimciler, galaksinin dış kısımlarında yıldız oluşumunun çekirdekten daha uzakta gerçekleştiğini belirtti. Bu süreç, galaksinin büyümesi ile orantılı olarak dış kısımlara doğru ilerlemektedir.
Bu yaş grubundaki galaksilerin “içten dışa” büyüme teorisi daha önce dile getirilmiş olsa da gözlemsel verilerle desteklenmemişti.
Bulgularını hakemli dergi Nature Astronomy’de 11 Ekim Cuma günü paylaşan bilim insanları, NGC 1549’un şimdiye kadar gözlemlenen en eski “içten dışa” galaksi olduğunu duyurdu.
Daha sonra JWST verilerine dayanan bir model geliştiren ekip, çekirdek kısmında daha yaşlı yıldızların varlığını tespit etti. Çekirdek etrafındaki gaz ve toz diski ise aktif bir yıldız oluşum sürecine ev sahipliği yapmakta olduğu gözlemlendi.
Modellemeler, bu bölgede yıldız sayısının 10 milyon yılda iki katına çıktığını gösterirken, NGC 1549’dan 100 kat daha büyük olan Samanyolu’nda bu artışın 10 milyar yılda bir gerçekleştiği kaydedildi.
Yeni oluşan yıldızların muhtemelen daha sonra galaksinin merkezine doğru ilerlediği belirtiliyor. Bilim insanları bu durumu, bir buz patencisinin daha hızlı dönmek için kollarını içeri çekmesine benzetiyor.
NGC 1549’un çekirdek bölgesindeki yoğunluk ve hızlı yıldız üretimi, genç galaksinin bol miktarda gaza sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, evrenin ilk dönemlerinin mevcut durumdan çok daha farklı olabileceğini düşündürmektedir.
Ancak bu düşüncenin doğruluğunu sağlamlaştırmak için daha fazla galaksinin incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Dr. Tacchella, “Elbette bu sadece bir galaksidir, bu nedenle o dönemde diğer galaksilerin ne yaptığına dair bilgi sahibi olmamız gerekiyor” diyerek ekliyor:
Bütün galaksiler böyle miydi? Şu an diğer galaksilerden gelen benzer verileri analiz ediyoruz. Kozmik zaman diliminde farklı galaksilere bakarak büyüme döngüsünü yeniden inşa edebilir ve bu galaksilerin bugünkü nihai boy
0 Comments