Yeni Zelanda merkezli bir firma, yenilikçi reaktör tasarımıyla nükleer füzyon alanında kayda değer bir ilerleme sağladı.
Güneş ve diğer yıldızlar gibi doğal enerji kaynaklarının nasıl enerji ürettiğine dayanan nükleer füzyon, atomların birleşerek muazzam miktarda enerji açığa çıkartmasını hedefliyor.
Dünya genelindeki şirketler, neredeyse sınırsız ve temiz enerji sağlama vaadi doğrultusunda bu alanda bir adım öne geçmek için yarışırken, OpenStar Technologies, Yeni Zelanda’da plazma üreten ilk firma olma başarısını gösterdi.
Şirket, bu ay 300 bin derece sıcaklığa ulaşan plazma üretildiğini açıkladı. Bu durum, doğrudan nükleer füzyonla enerji üretildiği anlamına gelmiyor; ancak plazma, bu süreçte kritik bir aşama olarak öne çıkıyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
OpenStar’ın başarısı, genellikle tercih edilen reaktör tasarımından farklı bir yaklaşım benimsemesine dayanıyor.
Çoğu firma, tokamak adı verilen simit şeklindeki odalarda füzyon deneyleri gerçekleştiriyor. Tokamak içerisindeki sıcaklık 150 milyon dereceye ulaştığında, plazmadaki hidrojen atomları çarpışarak enerji açığa çıkarmaya başlıyor. Nükleer füzyonun önündeki en büyük zorluk, bu yüksek sıcaklıkların sürekliliğini sağlamada yaşanıyor.
Füzyonun yerine getirilebilmesi için, ısınan plazmanın belli bir yerde ve yoğunlukta tutulması gerekiyor. Tokamaklar, içlerindeki elektromıknatıslar aracılığıyla manyetik alan oluşturup bu durumu başarıyor.
OpenStar ise bu düzeni tersine çevirerek mıknatısı plazmanın içerisine yerleştiriyor.
Bu tasarım ilk kez 20 yıl önce Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) denense de 2011’de bu deney durdurulmuştu.
OpenStar’ın kurucusu ve CEO’su Ratu Mataira, MIT’nin sahip olduğu teknolojinin ölçeklenemeyeceğini, ancak kendilerinin yeni mıknatıs sistemleri ile nükleer füzyona ulaşabileceklerini savunuyor.
Şirket, bu tasarımın tokamaklar ile kıyaslandığında çok daha kolay kontrol edilebildiği için avantaj sağladığını aktarıyor.
Plazmanın içine yerleştirilecek mıknatısın daha uzun süre çalışabilmesi için batarya ile destekleneceği belirtiliyor. Ardından 100 milyon dereceye ulaşacak plazmadaki füzyonun daha verimli ve güçlü bir şekilde gerçekleşmesi bekleniyor.
OpenStar, nükleer füzyon teknolojisinin altı yıl içinde kullanılmaya başlayacağını ileri sürüyor. Ancak bu tahmin bazı sektör temsilcileri tarafından pek gerçekçi bulunmuyor.
ABD merkezli Commonwealth Fusion, bu alandaki gelişmeler için 2030 yıllarını işaret ederken, Birleşik Krallık hükümetine bağlı Atom Enerjisi Kurumu ise bunun 2050’den önce mümkün olmayacağı görüşünde.
0 Comments