Hayatın sunduğu zorluklar karşısında psikolojik dayanıklılığa sahip olmanın, yaşam süresini uzatmaya yardımcı olduğu belirlendi.
Genetik faktörlerin yanı sıra, beslenme alışkanlıkları ve düzenli spor yapma gibi yaşam tarzı ile ilgili unsurlar da yaşam süresi üzerinde etkili bir rol oynamakta.
BMJ Mental Health dergisinde 3 Eylül’de yayımlanan kapsamlı bir araştırma, bu unsurlar arasına psikolojik dayanıklılığı da ekledi.
Çalışmada, 50 yaş üzeri ABD vatandaşlarının sağlık verilerinden faydalanan Sağlık ve Emeklilik Çalışması’nın verileri kullanıldı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Yer alan katılımcıların psikolojik dayanıklılık düzeyleri hakkında bilgiler toplandı.
Çin’deki Sun Yat-sen Üniversitesi ve İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden bilim insanları, 10,569 kişinin verilerini 12 yıl boyunca ya da ölümlerine kadar izleme imkanı buldu. Takip süresi boyunca 3,489 katılımcının hayatını kaybettiği kaydedildi.
Psikolojik dayanıklılık, katılımcılarda azim, dinginlik, yaşamda bir amaç edinme, öz güven ve zorluklarla başa çıkabilme yeteneği gibi unsurlar üzerinden değerlendirildi.
Elde edilen bulgular, yüksek dayanıklılığa sahip bireylerin herhangi bir sebepten ötürü yaşamlarını yitirme olasılığının önemli ölçüde az olduğunu ortaya koydu.
Psikolojik dayanıklılığı en yüksek olan grup içinde yer alanların, 10 yıl içinde hayatını kaybetme riski, en düşük gruptaki katılımcılara göre yüzde 53 daha düşüktü.
Araştırmanın sonuçları, kadınlarda psikolojik dayanıklılık ile yaşam süresi arasındaki bağlantının daha güçlü olduğunu göstermekte.
Bilim insanları, psikolojik dayanıklılığın, cinsiyet ve hormonlar gibi etkenlerden etkilenip yaşam boyunca değişebilen bir özellik olduğunu vurgulamaktadır. Ancak, anlam duygusu, sosyal destek ve olumlu duygular gibi faktörlerin bu özelliği etkileyebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, makalelerinin bir bölümünde şu ifadeleri kullanıyor:
“Bu olumlu duyguları tetiklemek, psikolojik dayanıklılığın koruyucu etkilerini artırabilir ve birikmiş sıkıntıların, yetişkinlerde ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini azaltabilir.”
Ekibin vurguladığı bir diğer nokta ise, bu bulguların bir neden-sonuç ilişkisi kurmadığıdır. Çalışmada genetik etmenler ve çocukluk döneminde yaşanan olumsuzluklar gibi unsurlar göz önünde bulundurulmamıştır.
Bilim insanları, kanser ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarının yanı sıra sağlıksız yaşam tarzı gibi faktörleri analiz ettiklerinde, psikolojik dayanıklılığı en yüksek ve en düşük olan gruplar arasındaki farkın yüzde 53’ten yüzde 38’e düştüğünü bildirmiştir.
Yine de, bulgular yaşamda karşılaşılan zorluklar ile bu zorluklara yönelik tutumun, yaşam süresi üzerinde kayda değer bir etki yarattığını göstermektedir.
0 Comments