Bilim insanları, savaşın çocukların DNA düzeyinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Bu durum, çatışma ortamlarının çocukların ruh sağlığı üzerinde ciddi ve uzun süreli etkiler ortaya çıkardığını bilmemize eklenmektedir.
Bununla birlikte, çocukların biyolojik açıdan nasıl etkilendiğine dair daha az araştırma yapılmıştır. Birleşik Krallık’taki Surrey Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışma, Lübnan’daki gayriresmi yerleşimlerde yaşayan Suriyeli mültecilerle gerçekleştirilmiştir.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
JAMA Psychiatry adlı hakemli dergide 20 Kasım’da yayımlanan çalışmada, 6-19 yaş aralığındaki 1507 mülteci çocuktan tükürük örnekleri alınmıştır. Bilim insanları bu örneklerde DNA metilasyonunu (DNAm) inceleyerek önemli bulgulara ulaşmıştır.
DNA üzerindeki metilasyon, DNA kodu değişmeden genlerin açık veya kapalı hale gelmesini sağlayan biyolojik bir süreçtir. Normal gelişimde büyük rol oynayan DNAm, beslenme, stres ve travma gibi faktörlerden etkilenebilir.
Araştırmacılar, çocukların maruz kaldıkları savaşla ilgili olayları belirlemek amacıyla, çocuklar ve onlara bakım veren kişilerle anketler gerçekleştirmiştir. Bu çalışma, savaşın DNAm üzerinde değişimlere neden olduğuna ve bu durumun çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığı üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceğine işaret etmektedir.
Belirlenen değişiklikler, sinir hücrelerinin iletişimi ve hücre içi materyal taşınması gibi kritik işlevlerde rol alan genlerle örtüşmektedir. Ancak, savaş dışındaki travmatik olaylar, yoksulluk ve zorbalık gibi durumlarla karşılaştırıldığında benzer etkiler gözlemlenmemiştir. Bu durum, savaşın çocukların biyolojisinde çok daha derin bir etkisi olduğuna delalet etmektedir.
Araştırmacılar, aynı zamanda DNAm değişimlerinin kız ve erkek çocukları arasındaki farklılıklarını da incelemiştir. Her iki cinsiyetin de durumdan etkilendiği gözlemlenirken, savaş olaylarına maruz kalan kız çocuklarının stres tepkisi ve beyin gelişimi ile ilgili genlerde daha belirgin DNA değişiklikleri gösterdiği saptanmıştır.
Çalışmanın baş yazarı Michael Pluess, “Savaşın çocukların ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilinse de, bu çalışmamız bu etkinin altında yatan biyolojik mekanizmalar hakkında kanıtlar sunuyor. Ayrıca, savaşın daha yavaş epigenetik yaşlanmayla ilişkili olduğunu keşfettik; bu da savaşın çocukların gelişimi üzerinde etkili olabileceği anlamına gelebilir” şeklinde açıklama yapmıştır.
0 Comments