Karın bölgesinde meydana gelen yağlanmanın, Alzheimer hastalığının 20 yıl öncesinden haber verebileceği tespit edilmiştir.
Demansın en yaygın şekli olan Alzheimer, düşünme ve hafıza yeteneklerinde gerileme ile kendini göstermektedir.
Bilim insanları, bu hastalık ortaya çıkmadan önceki belirti ve işaretleri araştırırken, obezitenin önemli bir risk faktörü olduğu daha önce de bilinmekteydi.
Ayrıca, orta yaş grubundaki bireylerde farklı yağ türleri arasındaki ilişkiye dair bilgi sınırlı kalmıştır.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
St. Louis’de bulunan Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Cyrus Raji ve ekibi, vücuttaki farklı yağ türlerinin oranlarıyla Alzheimer ile ilişkili proteinler arasındaki bağı araştırmıştır.
Bulgularını Kuzey Amerika Radyoloji Derneği’nin 2 Aralık Pazartesi günü düzenlenen yıllık konferansında sunan araştırmacılar, 40-50 yaş grubundaki bireylere odaklanmıştır.
Çalışmaya katılan 80 kişi üzerinde yapılan analizlerde, bu kişilerin deri altı yağı ve viseral yağ oranları incelenmiştir. Katılımcıların ortalama vücut kitle indeksi 32 olarak belirlenirken, 30 ve üzeri değer obezite olarak kabul edilmektedir.
Gizli yağ veya viseral yağ olarak adlandırılan bu yağ türü, karın bölgesindeki organların etrafında biriken yağları ifade eder. Vücuttaki yağın yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan deri altı yağından farklıdır ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
Dr. Raji, “40 ve 50 yaşlarındaki obezitenin, daha sonra ortaya çıkacak Alzheimer belirtileriyle nasıl ilişkilendiğini araştırıyoruz” ifadesinde bulunmaktadır.
Bilim insanları, beyin taramaları aracılığıyla Alzheimer’ın ortaya çıkma aşamasında beyinde biriken amiloid ve tau proteinlerinin düzeylerini incelemektedir.
Aynı ekip, daha önce amiloid birikiminin viseral yağla bağlantılı olduğunu keşfetmişti. Yeni araştırmada ise viseral yağ oranı ile Alzheimer belirtileri ortaya çıkmadan çok daha önce iki proteinin birikimi arasında bir paralellik tespit edilmiştir.
Dr. Raji, elde ettikleri bulguları şu şekilde değerlendiriyor:
Yüksek miktarda visseral veya gizli yağın, Alzheimer hastalığının en erken belirtileri ortaya çıkmadan 20 yıl öncesine kadar anormal derecede yüksek tau proteinleriyle ilişkili olduğunu ilk kez gösteriyoruz.
Araştırmacılar, viseral yağın iltihaplanmayı artırdığını ve bunun deri altı yağlanmasından daha zararlı olduğunu ifade etmektedir. Dr. Raji, viseral yağın organlara yakın olmasından ötürü daha fazla kan akışı aldığını belirtmektedir.
Dr. Raji, “Düşük kan akışıyla, daha hasta görünen beyinleri takip edebiliyoruz” şeklinde konuşmaktadır.
ABD’nin Florida eyaletindeki Nörodejeneratif Hastalıklar Enstitüsü’nden Dr. Richard Isaacson, beynin hafıza merkezindeki kan akışının azalmasının Alzheimer için önemli bir belirteç olduğunu vurgulamaktadır. Dr. Isaacson, araştırmaya katılmadığı halde CNN’e verdiği demeçte, şunları söylemektedir:
Bu çalışma, ilişkileri bilişsel gerileme ve tanıdan yıllar öncesinde tespit ettiği için, karın yağını azaltmaya odaklanmanın Alzheimer’la mücadelede etkili bir araç olabileceğini göstermektedir.
Dr. Isaacson, karın bölgesindeki yağlanmayı azaltmak amacıyla haftada birkaç kez 45-60 dakikalık tempolu yürüyüşler yapılmasını önermektedir.
0 Comments