Tunç Çağı’na ait çanak çömlek buluntuları, Sicilya’da atların düşünüldüğünden bin yıl önce evcilleştirildiğini göstermeyi başardı.
Genellikle Avrasya’da atların M.Ö. 3. ila 4. binyılda evcilleştirildiği bilinmekteydi, ancak dönem öncesi Sicilyalıların atlara erişimi ya da onları tükettiğine dair somut bir kanıt bugüne dek sunulamamıştı.
Bu belirsizliği gidermek için, 2005 yılında İtalya’nın Polizzello kazı alanında yapılan keşifler büyük önem taşıyor. Kazı alanında bulunan mutfak malzemeleri, araştırmalar için yeni bir kapı açtı.
Güney Florida Üniversitesi’nden arkeolog Davide Tanasi, 20 yıl önce keşfedilen bu nesnelerin o dönemde gerekli analiz teknolojisinin olmaması nedeniyle yeterince incelenemediğini belirtiyor.
Ancak Tanasi ve ekibi, 2024 yılında uzun zamandır saklanan bu materyalleri laboratuvar ortamında değerlendirdi ve yapılan proteomik analizler sayesinde organik kalıntıları tespit etmeyi başardı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Yapılan çalışmanın bulguları, Tunç Çağı’nın ilk dönemlerine ait çanak çömlek parçalarında at eti izlerinin tespit edildiğini ortaya koydu. Bu yeni veriler, bölgedeki atların evcilleştirilme tarihinin bin yıl kadar geriye gittiğini işaret ediyor.
Yaklaşık M.Ö. 3000 ile M.Ö. 1200 arasını kapsayan Tunç Çağı, insanoğlunun tarımı yaygınlaştırdığı ve toplumsal yapıları geliştirdiği önemli bir dönüm noktasıydı.
Bu süreçte bazı hayvanlar kritik rol oynamış, örneğin eşekler zorlu arazilerde yük taşımada, atlar ise seyahat ve savaşta kullanılmıştır.
Tanasi, “Göçü, savaşı, avcılığı, tarımı, ekonomiyi ve dini şekillendiren at, antik medeniyetlerde en dönüştürücü hayvanlardan biriydi” diye belirtiyor ve ekliyor:
Sicilya yerlilerinin genelde düşünülenden bin yıl önce atlara erişebildiğini kanıtlamanın muazzam sonuçları var.
Bilim insanları, bulguların M.Ö. 3. binyıldaki Orta Akdeniz kültürleri ile etkileşimler ve ritüeller konusundaki anlayışa katkı sağladığını ifade ediyor.
Çoğu kalıntının pişirme kapları, sürahiler ve bardaklar gibi mutfak eşyalarından oluştuğu ve bunların tarih öncesi ritüellerde sıvı sunumları için sıkça kullanıldığı belirtiliyor.
Kazı alanında bulunan kapların, muhtemelen ritüelin merkezinde kullanıldığı ve bu kaplarda at eti yemekleri hazırlandığı tahmin ediliyor.
Tanasi, “Ritüele katılanlar muhtemelen daha küçük kaselere yemek doldurup yiyordu” diyerek,
Ritüeller sırasında neler yaşandığını söyleyemeyiz ama etnografik çalışmalar bize dua edilmiş, ilahi söylenmiş ve dansların yapılmış olabileceğini gösteriyor.
0 Comments