Emma Watson, “Harry Potter” serisinin ardından Hollywood’da yaşadığı zorlukları ve kişisel kırılma anlarını içten bir biçimde anlattı. 2019’da “Little Women” filmindeki rolünden bu yana oyunculuğa ara veren İngiliz star, geçtiğimiz hafta Jay Shetty’nin On Purpose podcast’ine katılarak, Harry Potter sonrası kariyerindeki “kemiği kırılmış kadar acı verici” deneyimlerden bahsetti.
Watson, 12 yıl boyunca canlandırdığı Hermione Granger karakterinin ardından film setlerine yeni bir beklentiyle gittiğini paylaştı. “Harry Potter’da edindiğim bir beklenti vardı: Çalıştığım insanların ailem olacağına ve ömür boyu dost kalacağımıza inanıyordum.” diyerek, “Ben sete arkadaşlık bulmaya gidiyordum. Ancak bu durum, Harry Potter dışındaki Hollywood deneyimlerimde çok acı verici oldu, kemik kırıcı derecede acı verici çünkü çoğu insan buraya arkadaşlık kurmaya gelmiyor.” ifadelerini kullandı.
Watson, oyunculuk kariyerindeki bakış açısının insanlar arasındaki yaklaşımıyla çeliştiğini belirtti ve şunları dile getirdi: “Onlar, ‘Bu benim fırsatım. Bu benim rolüm. Bundan ne elde edebilirim? Kendime odaklıyım. Bu benim işim. Bu benim kariyerim.’ düşüncesiyle geliyorlar. Ben o bakış açısında değildim.” Beklentilerinin yıkılmasının kendisini derinden etkilediğini vurgulayan Watson, “Bir şekilde bununla gurur duyuyorum çünkü demek ki hâlâ kırılacak bir şeyim kalmış.” sözlerini ekledi.
Podcast sırasında gözyaşlarını tutamayan Watson, J.K. Rowling ile yaşadığı fikir ayrılığına da değindi. Rowling’in transgender haklarına dair düşüncelerinin kendisini çok üzdüğünü belirten Watson, “Bu benim için gerçekten acı vericiydi ama hayatımdan tamamen silemem. En derin dileğim, benimle aynı fikirde olmayan insanların beni sevmeye devam etmesi ve benim de aynı fikirde olmadığım insanları sevmeyi sürdürebilmem.” dedi.
0 Comments