Amerikan Kardiyoloji Koleji’nden yapılan yeni bir araştırma, yoğun bakım ünitelerinde müzik dinletmenin sinüs ritmini ve tansiyonu düşürme konusundaki etkilerini ortaya koydu.
Bu bulgular, birçok Amerikalının sağlığını iyileştirerek ölüm ve hastalık risklerini azaltma potansiyeline sahip.
Yüksek tansiyon, kalp krizi ve felç gibi yaşamı tehdit eden durumların riskini artırırken, anormal sinüs ritimleri de ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantılı. ABD’de 6 milyonun üzerinde kişi kalp yetmezliği yaşıyor ve yetişkinlerin yüzde 47’si, yani 120 milyon kişi yüksek tansiyon problemiyle karşı karşıya.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Meksika’daki Guanajuato Üniversitesi’nde tıp öğrencisi Dr. Ilani Paola Santoyo Pérez, müzik terapisinin, fizyolojik sıkıntıyı azaltarak hasta konforunu artırdığını ve bütünsel, hasta merkezli bakımı teşvik ettiğini belirtiyor. Bu sayede hem hasta deneyimi hem de klinik sonuçlar gelişmektedir.
Geçtiğimiz yıl, Meksika’daki bir hastanede uygulanan 5 günlük müzik terapisi, yaklaşık iki düzine kalp hastasının tansiyonunu ve sinüs ritmini olumlu yönde etkiledi.
Bu terapide, ambient müzik grubu Marconi Union’un “Weightless” parçası, hastalara her gün 45 dakika boyunca kulaklıkla dinletildi. Müzik, çok düşük bir ses seviyesi olan 15 desibelde çalınarak hastaların uyanık kalması ve iletişim kurabilmesi sağlandı.
Araştırmacılar, müzik terapisinin hastaların fiziksel ve duygusal refahını artırmanın düşük maliyetli ve ameliyat gerektirmeyen bir yöntemi olduğunu vurguluyor.
Amerikan Müzik Terapisi Derneği’ne göre, müzik terapisi 1800’lerin başlarından beri uygulanmakta. Bu tekniğin ilk denemeleri New York’taki bir akıl hastanesinde gerçekleştirildi ve kadın hastaların moralini yükselttiği tespit edildi.
Daha önceki çalışmalar, klasik müziğin tansiyon ve sinüs ritmini iyileştirmede faydalı olduğunu göstermişti.
Müzik terapisinin faydaları beyne de yayılıyor. Harvard Tıp Fakültesi, Mozart’ın müziğinin IQ testlerinde ve uzamsal muhakemede gelişim sağladığını, ayrıca demans hastalarında iletişimi ve hafızayı destekleyebildiğini ortaya koyuyor.
Cleveland Clinic, müzik dinlemenin yanı sıra hastalardan şarkı söylemeleri veya enstrüman çalmaları gibi aktivitelerin de terapinin bir parçası olduğunu bildiriyor. Klinik, iyileşme sürecindeki veya ağrı çeken hastalara yönelik müziğin kullanımının giderek yaygınlaştığını vurguluyor.
Her yıl ABD’de 5 milyondan fazla hasta, ciddi hastalık, yaralanma, nefes darlığı veya ameliyat sonrasında bakım amacıyla yoğun bakım ünitelerine yatırılmaktadır.
0 Comments