Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ), yirmi yılı aşkın süredir insanlığın kalıcı yeri olarak dünya yörüngesinde görev yapıyor. Sadece bir laboratuvar olmaktan öte, küresel işbirliğinin ve mühendislik becerisinin bir simgesi haline geldi. Milyarlarca dolarlık bu dev yapı, kesintisiz insanlı görevler rekorunu elinde bulunduruyor. Üstelik en dikkat çekici başarı, bu süre zarfında hiç astronotun hayatını kaybetmemiş olması.
Bu olağanüstü durum, istasyonun gelişmiş güvenlik sistemleri ile mürettebatın zorlu koşullar altında gösterdiği üst düzey yetkinliğin bir kanıtıdır. Uzayda hayatta kalmak, kesinlikle sıradan bir iş değildir. UUİ, tarih boyunca pek çok teknik arıza, tehdit edici uzay enkazı ve ani acil durumlarla mücadele etti. Bu tür olaylar, herhangi birinin büyük bir felakete yol açabileceği gerçeğini acı bir şekilde hatırlatıyor.
İşte bu zorlu süreçlerden en dramatik anların bazıları…
Kaskın içinde boğulma tehlikesi: Luca Parmitano olayı
Uluslararası Uzay İstasyonu tarihindeki en korkutucu anlardan biri, 16 Temmuz 2013 tarihinde İtalyan astronot Luca Parmitano‘nun uzay yürüyüşü sırasında meydana geldi. Rutin bir görev esnasında, Parmitano kaskının suyla dolmaya başladığını fark etti. Öncelikle ensesinde hissettiği ıslaklık hızla ilerleyerek kulaklarını, gözlerini ve burnunu etkisi altına aldı. Uzayın derin boşluğunda, yaşam destek ünitesinin içinde boğulma tehlikesi ile karşılaşan Parmitano, gerçekten akıl almaz bir durumla yüzleşmek zorunda kaldı.
Sorunun kaynağı, soğutma suyunu kontrol eden sistemdeki arızaydı; kapalı devrede kalması gereken suyun kaskın içine sızmasıyla bu tehlike ortaya çıktı. Yerçekimsiz ortamda büyüyen su damlacıkları yüzüne yapışmış, görüş açısını neredeyse tamamen kaybettirmiş ve iletişimini engellemişti.

Sakinliğini koruyarak hava kilidine geri dönmeyi başaran astronot, istasyondaki arkadaşlarının yönlendirmeleri ile içeri girmeyi başardı. NASA, bu olayı istasyon tarihindeki en kritik kazalardan biri olarak değerlendirdi
0 Comments