Bilim insanları, bir memeli beynindeki aktivitenin kapsamlı haritasını çıkararak karar verme süreçleri hakkında mevcut bilgilere meydan okudu. Bu önemli çalışma, beyin fonksiyonlarını daha iyi anlamak adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Uzun bir süredir, sinirbilimciler tüm beynin aktivitesini incelemek için nöronlar seviyesinde çalışmalar yürütmekteydi. Ancak, bir elektrot ile kayıt alınabilen veri miktarı ve tek bir laboratuvarda incelenen örnek sayısının sınırlı olması nedeniyle zorluklarla karşılaşılıyordu.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bu kısıtlamaların üstesinden gelmek amacıyla, “Uluslararası Beyin Laboratuvarı” adı altında 12 farklı laboratuvar bir araya gelerek fareler üzerinde ortak bir deney gerçekleştirdi.
Araştırma sürecinde farelere, küçük bir direksiyon yardımıyla ekrandaki bir hedefi sağa veya sola hareket ettirme görevi verildi. Bilim insanları, hedefin görünürlüğünü azaltmak için zaman zaman kontrastı düşürerek farelerin önceki deneyimlerine dayanarak testi başarıyla tamamlamalarını sağladı.
Her bir laboratuvar, farklı bir beynin bölümünü izleyerek aynı deneyleri tekrarladı. Araştırma sonuçları, ünlü hakemli dergi Nature’da iki ayrı makale olarak yayımlandı ve 650 binden fazla nöron ile 279 beyin bölgesinden elde edilen veriler incelendi.
Yürütülen çalışmalarda, beynin karar verme sürecinde “Noel ağacı gibi aydınlandığı” haritalama yöntemiyle gözler önüne serildi. Elde edilen bulgular, sanılanın aksine beynin birçok bölümünün aynı anda harekete geçtiğini gösteriyor.
Çalışmanın yazarlarından Dr. Anne Churchland, “Bu tek tek hücre ölçümlerinin yapılması, çok sayıda hücrenin karar verme sürecini kolektif bir biçimde nasıl desteklediğine dair benzeri görülmemiş bilgiler sağladı” diyerek ekliyor:
Birçoğumuzu şaşırtan şeylerden biri de sürece bu kadar çok beyin bölgesinin katıldığını görmekti.
Araştırmacılar, önceki beklentilerin (hedefin sağda veya solda bulunabileceği gibi) beyin aktivitesinde oldukça erken bir aşamada kodlandığını fark ettiler. Sinyaller, beynin aktarım merkezi olan talamusa iletilirken bile, hedefin yer alacağına dair beklentilerin karar verme süreçlerini etkilediği gözlemlendi.
Ekip, bunun duyusal verilerin beyne girişi sırasında önceki bilgilerden etkilenerek kodlandığını ve bilinçli karar verme süreçlerini etkileyebildiğini vurguladı.
Oxford Üniversitesi’nden Laurence Hunt, çalışmaya katılmadığını belirterek bu bulgular hakkında, “Bu, bir sonraki adımda ne görmeyi beklediğimizi şekillendiren şeyin dünyanın gerçek, nesnel durumundan ziyade kendi davranışlarımız ve öznel deneyimlerimiz olduğuna işaret ediyor” ifadelerini kullandı.
Çalışmanın bir diğer yazarı Alexandre Pouget ise, “Beyin ve çevresindeki dünya deterministik bir sistem oluşturuyor. İnsanlar bunu kabul etmekte zorlansa da, bu doğru bir tespit” açıklamasında bulundu:
Bu, bir bireyin gerçekten karar vermeden önce ne yapacağını tahmin etmenin belli ölçüde mümkün olduğunu gösteriyor.
Ancak Pouget, yeni bilgiler edinildikçe beklentilerin de değişebileceğini belirtti. Elde edilen bulguların insan beyni için geçerliliği hakkında kesin bir şey söylemek zor olsa da, iki tür arasında benzerlikler sebebiyle insanlarda da benzer bir mekanizmanın işlemesinin olası olduğu düşünülüyor.
Dr. Churchland, “Daha önceki çalışmalar, insan ve hayvan davranışlarının beklentiler tarafından çok benzer şekilde yönl
0 Comments