Yeni yapılan araştırmalar, kuşların kutup bölgelerinde en az 73 milyon yıldır yuva yaptıklarını ortaya koydu.
Günümüzde Arktika’da, 200’den fazla kuş türü, bu zengin ekosistemin önemli üyeleri olarak polenleşme ve tohum dağılımı gibi kritik görevlerde rol alıyor.
Önceki çalışmalarda, kutup bölgelerinde yuva yapma davranışının yeni olmadığı anlaşılmıştı. Princeton Üniversitesi’nden Lauren Wilson, bu konuda, “Kutup bölgelerinde yuva yapmanın en eski kanıtı, Antarktika’nın Eosen dönemine ait yaklaşık 46,5 milyon yıl önce yaşamış bir penguen kolonisidir” şeklinde bilgi veriyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Wilson’ın liderliğindeki ekibin gerçekleştirdiği yeni araştırma, bu tarihi yaklaşık 25 milyon yıl geri çekiyor.
Bilim insanları, Alaska’nın kuzeyinde bulunan Prince Creek formasyonunda yaptıkları kazılarda, embriyo ve yavru kalıntıları da dahil olmak üzere 50’den fazla kuş fosili keşfetti. Çoğunun boyu 2 milimetreden daha kısa olan bu fosiller, kuşların kutup bölgelerinde yuva yaptığına dair en eski kanıtları sunuyor.
Yayınlanan çalışmanın ortak yazarı Patrick Druckenmiller, “Bu yeni fosiller, kuşların evrimi ile ilgili önemli bir bilgi eksikliğini gideriyor” diyerek şunları da ekliyor:
Bu çalışmadan önce, birkaç ayak izi dışında Alaska’da kuş fosilleri bulunmamıştı.
Araştırmacılar, yaklaşık 73 milyon yıl önce Arktika’da yuva yapan kuşların en az üç ayrı gruptan geldiğini belirledi. Fosillerin bazıları martıya benzeyen Ichthyornithes ve dalgıç kuşuna benzeyen Hesperornithes gruplarına aitti. Bu gruplar artık soyu tükenmiş dişli kuşları içeriyor.
Aynı zamanda, büyük çoğunluğun dişsiz kuşlara ait olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, dişsiz olmanın, günümüzde yaşayan bütün kuşları kapsayan grubun belirleyici bir özelliği olduğu görüşündeler. Bu nedenle, bulgular bu kuşların milyonlarca yıl önce Arktika’da yaşayan modern kuşların akrabaları olduğunu gösteriyor.
Ekip, o dönemde bölgenin bugünkü iklimine kıyasla daha sıcak olduğunu ve sürekli altı ay boyunca gün ışığı aldığını ifade ediyor. Fakat bu durum, kuşların don incidici soğuklara maruz kalmadığı anlamına gelmiyor.
Druckenmiller, “Kışlar şu anki kadar şiddetli olmasa da yıl boyunca burada yaşayan hayvanların dondurucu soğuklara, zaman zaman yağan kara ve yaklaşık dört ay süren kış karanlığına dayanmak zorunda kaldığını” belirtiyor.
Kuşların yaşadığı bu alanlarda sıcaklık sorunuyla birlikte, yaklaşık 5 metre uzunluğunda ve 2 ton ağırlığında olan yaklaşık 12-13 dinozor türü ile birlikte yaşamış oldukları da dile getiriliyor.
Druckenmiller, Troodon gibi etçil dinozorların, “bu sevimli küçük kuşları akşam yemeğinde zevkle yiyeceğini” ifade ediyor.
Edinburgh Üniversitesi’nden paleontolog Steve Brusatte, çalışmaya katılmamasına rağmen faydalı bulgular hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:
Bu fosiller, kuşların onlarca milyon yıl önce bu yüksek enlemlerdeki toplulukların vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve bu toplulukların modern zamanlardaki ekolojik bir yenilik değil, Dünya tarihinin uzun vadeli bir normu olduğunu göstermektedir.
0 Comments