Araştırmalara göre, kişilik tipine uygun olarak hazırlanan antrenman programları, daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir.
Örneğin, içe dönük ve olumsuz düşünceler taşıyan bireyler, düzenli olarak sık molalar vererek yalnız başlarına egzersiz yapmaya ihtiyaç duyarken; dışa dönük bireylerin takım sporları veya Barry’s Bootcamp gibi yüksek yoğunluklu derslerle daha fazla fayda sağladıkları gözlemlenmektedir. Ayrıca, açık kişilik özelliklerine sahip bireylerin, egzersiz yapmaktan hoşlanıp hoşlanmamalarına bakılmaksızın bu aktivitelere devam ettikleri görülmektedir.
University College London’ın Spor, Egzersiz ve Sağlık Enstitüsü’nden Dr. Flaminia Ronca, “Beyinlerimiz farklı şekillerde çalışıyor ve bu durum, davranışlarımızı ve çevremizle olan etkileşimlerimizi şekillendiriyor” şeklinde açıklama yaptı.
Bu bağlamda, kişiliğin farklı yoğunluklardaki egzersizlere nasıl tepki verdiğini belirlemesi şaşırtıcı değildir.
Bu durum, ABD’deki artan obezite oranlarını da olumsuz etkileyebilir. Obezite, her beş çocuktan birini ve her beş yetişkinden ikisini etkileyerek birçok hastalığın riskini artırmaktadır. 2020 yılında ABD’li yetişkinlerin yalnızca yüzde 24’ü, 2018 yılındaki ulusal fiziksel aktivite yönergelerini karşılayabilmişti. Philadelphia ve Los Angeles’taki çocuk sağlığı merkezlerinde gerçekleştirilen yeni bir analiz, Amerikalı çocukların sağlık durumunun 2007 ile 2023 yılları arasında geniş bir yelpazede kötüleştiğini ortaya koymuştur.
Ronca ve ekibi, Birleşik Krallık’ta 86 katılımcının davranışlarını inceleyerek bu sonuçlara ulaştı. Laboratuvarda katılımcıların zindelik seviyeleri değerlendirilip iki gruba ayrıldılar. Bir grup evde bisiklet ve kuvvet antrenmanları içeren sekiz haftalık bir fitness programı uygularken, diğer grup ise mevcut yaşam tarzını sürdürdü.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Tüm katılımcılar, çalışmaya katılmaktan ne kadar keyif aldıklarına dair bir anket doldurdu.
Araştırmacılar, özellikle beş kişilik özelliği incelemiştir: dışadönüklük, vicdanlılık, uyumluluk, nevrotiklik ve açıklık.
Üniversitenin Bilişsel Sinirbilim Enstitüsü’nden kıdemli yazar Prof. Paul Burgess, “Fiziksel aktivite programlarını tasarlarken ve önerirken kişilik faktörlerini anlamak, programın ne kadar etkili olacağını ve kişinin buna ne kadar bağlı kalacağını belirlemede kritik önem taşımaktadır” ifadesinde bulundu.
Araştırmacılar, stres düzeyleriyle zindelikteki değişim arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, iki grubun stres düzeylerinin çalışma öncesinde benzer olduğunu belirlediler.
Nevrotik eğilim gösteren bireylerde, evdeki fitness planının ardından stres düzeylerinde belirgin bir düşüş gözlemlendi. Ohio’daki araştırmacıların önceki aylarda yürüttüğü bir ankette ise, ABD’li yetişkinlerin yüzde 45’inin haberler ve sosyal medya nedeniyle haftada en az bir kez strese girdiği ve bu katılımcıların yüzde 16’sının her gün stres hissettiği tespit edildi. ABD İş Güvenliği ve Sağlığı İdaresi de işyeri stresinin, ABD’de her yıl 120 bin kişinin ölümüne neden olduğunu bildirmektedir.
Ronca, “Stresin azalmasında en çok fayda sağlayanların egzersize çok iyi tepki verdiğini vurgulamak harika bir durum” dedi.
Missouri Üniversitesi’nde daha önceki bir çalışmada, kişilik ile fiziksel fonksiyon arasında bir ilişki olduğu gösterilmişti.
Burgess, “İnsanların keyif
0 Comments