Bilim insanları, yassı solucanların bazı ilaçlara kemirgenlerle benzer tepkiler verdiğini keşfettikten sonra, bu minik canlıların şizofreni, uyuşturucu bağımlılığı ve diğer akıl sağlığı bozukluklarının tedavisinde laboratuvar farelerinin yerini alabileceğini belirtmişlerdir. Genellikle göletler, nehirler ve derelerde bulunan bu solucanlar, önemli bir araştırma alanı haline geldi.
Planaria adı verilen bir familyadan gelen solucanların bazı türlerinin benzersiz yenilenme kabiliyetleri nedeniyle “ölümsüz” olabileceği düşünülüyordu. Bu solucanlar, kaybolan organlarını ve hatta beyinlerini dahi yeniden oluşturma yeteneğine sahipler.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Reading Üniversitesi’nden bir ekip, akıl sağlığı problemlerinin tedavisinde kullanılan haloperidol ilacını yassı solucanlara uyguladı ve solucanların farelerde olduğu gibi daha az hareketli hale geldiğini gözlemledi.
Daha önceki çalışmalar, yassı solucanların yoksunluk belirtileri gösterdiğini ve bu nedenle epilepsi gibi durumların tedavisinde kullanılan planariaların araştırmalara dahil edildiğini kanıtlamıştı. Şimdi, bu yeni bulguların şizofreni ve halüsinasyonlar gibi akıl hastalıkları için potansiyel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceği düşünülüyor.
2024 yılı itibarıyla yapılan bir araştırma, Birleşik Krallık’ta her 69 yetişkinden birinin uzun süreli antipsikotik ilaç kullandığını ortaya koymuştu.
Reading Üniversitesi’nden Profesör Vitaliy Khutoryanskiy, elde edilen bulguların küçük yassı solucanların beyinle ilgili çalışmalarda değerli bir rol oynayabileceğini vurguladı. Araştırmalar, solucanların psikiyatrik ilaçlara memeli hayvanlarda olduğu gibi benzer tepkiler verdiklerini, fakat kullanımının daha az etik kaygı barındırdığını ortaya koyuyor.
Birleşik Krallık hükümetinin verilerine göre, 2023 yılında hayvan araştırmalarında 882 bin fare ve 144 bin 60 sıçan kullanıldı. 2016 yılında gerçekleştirilen bir çalışma, sinirbilim alanında fare ve sıçan kullanım oranının 1980’lerdeki yüzde 20’den 2010’larda yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirtti.
Etik konulara yönelik artan hassasiyetlere rağmen, araştırmacılar deneylerinde halen büyük ölçüde kemirgenlere bağımlı kalmaktadır. Uzmanlar, yassı solucanların beyin hastalıklarının incelenmesinde tercih edilmesinin, bilim insanlarının kullandığı kemirgen sayısını azaltabileceğine inanıyor.
Profesör Khutoryanskiy, Birleşik Krallık’taki araştırmalarda her yıl yaklaşık bir milyon fare ve sıçan kullanıldığını ve bunun yerine planaria kullanmanın bu sayıları düşürebileceğini ifade etti. Ayrıca, ciddi akıl sağlığı sorunları olan kişiler için daha iyi tedavi yöntemleri geliştirme açısından da önemli bilgiler sunabileceğini dile getirdi.
0 Comments