Lamaların, muhtemelen kırmızı pijamalı olmayanlarının (Kırmızı Pijamalı Lama adlı çocuk kitabına atıf yapılıyor -ed.n.), şizofreniye çözüm sağlayabileceği iddia ediliyor.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş RTI International’a göre, bireylerin gerçekliği anormal biçimde algılamasına neden olan şizofreni, 18 ila 65 yaş arasındaki yaklaşık 3,7 milyon ABD’li yetişkini etkiliyor.
Bu noktada, evcil ve yünlü bir Güney Amerika hayvanı, yani lama, önemli bir rol üstlenebilir. Fransız araştırmacılar, bağışıklık sistemini destekleyen proteinler olan lama antikorlarını kullanarak, beyindeki sinirsel aktiviteyi düzenleyen bir nörotransmitteri tetikleyecek “nanokor” adlı küçük bir antikor parçası geliştirdiklerini açıkladı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Cleveland Clinic, nörotransmitterlerin sinir hücrelerinden bir sonraki hedef hücreye mesaj veya sinyal taşıyan kimyasal moleküller olduğunu belirtiyor.
Yapılan çalışmada, lamalara herhangi bir zarar verilmedi ve araştırmacılar bir petri kabında nanokorların varlığını tespit edebiliyorlar. Daha önce, lama antikorlarının Kovid ve diğer “SARS benzeri” virüslerle savaşmada da etkili olduğu kanıtlanmıştı.
Fonksiyonel Genomik Enstitüsü’ndeki bilim insanları, damarlara veya kaslara enjekte ettikleri bu molekülün, kan-beyin bariyerini aşarak beyin reseptörlerine erişmeyi başardığını bildirdi. Kan-beyin bariyeri, beynimizi zararlı maddelerden koruyan, sıkı bir hücre tabakasından oluşmaktadır.
Nanokorların etkisini fareler üzerinde gerçekleştirdikleri iki deneyle inceleyen araştırmacılar, gözlemlenen bilişsel eksikliklerin düzeldiğini belirledi. Tek bir enjeksiyonla bilişsel işlevlerde iyileşme sağlandığı ve bu etkinin bir hafta boyunca sürdüğü kaydedildi.
Bu bulgular, şizofreni tedavisi için yeni bir yol açabileceğini düşündürmektedir. Ancak, klinik çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Moleküler biyolog Jean-Philippe Pin, Newsweek’e yaptığı açıklamada, “İnsanlarda henüz bilmiyoruz ancak farelerde şizofreninin çoğu eksikliğini tedavi etmek için yeterli” ifadelerini kullandı.
Pin, aynı zamanda Nature adlı akademik dergide yayımlanan bu araştırmanın ortak yazarlarından biridir. Pin, şizofreni hastalarına verilen ilaçların semptomları etkili bir şekilde tedavi ettiğini, ancak bilişsel eksiklikler üzerindeki etkilerinin daha sınırlı olduğunu vurguladı.
Bu kronik rahatsızlığın nedenleri hala tam olarak anlaşılmamış olsa da, Dünya Sağlık Örgütü genetik ve çevresel faktörlerin etkileşiminin neden olabileceği yönünde görüş bildiriyor. Şizofreninin kesin yaygınlığının ölçülmesi ise zordur; Kanada’daki bazı vakalar esrar kullanımına bağlanmaktadır.
Şiz
0 Comments