Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde görev yapan bilim insanları, çöl ortamında bile havadan içme suyu üretebilen bir cihaz geliştirdi.
Daha önceki araştırmalarda, farklı ekipler havadan su üretmeyi amaçlayan tasarımlar ortaya koymuştu. Ancak MIT ekibi, elektrik veya arıtma işlemi gerektirmeden bu başarıyı elde ederek mevcut tasarımlardaki önemli bir sorunu çözmeyi başardı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Yeni geliştirilen su hasadı cihazı, iki cam tabaka arasında bulunan hidrojel ile çalışıyor. Araştırmacılar, bu hidrojeli başlangıçta kubbe şeklinde tasarladı. Bu kubbeler, su buharını emerken şişerek balonlu naylona benzeyen bir görünüm alıyor. Ekip, kubbelerin yüzey alanını artırarak cihazın tutabileceği su miktarını genişlettiğini belirtiyor.
Cihaz, geceleri atmosferdeki su buharını emerken, gündüzleri camı serin tutan özel bir kaplama sayesinde suyun cam üzerinde yoğunlaşmasını sağlıyor. Yoğunlaşan bu buhar, içilebilir su haline gelerek bir tüpten aşağıya akıyor.
Bilim insanları, hidrojel kullanan diğer su hasadı cihazlarına su emilimini artırmak amacıyla tuz eklendiğini ifade ediyor. Ancak bu tuzun, üretilen suya geçiş yaparak suyun arıtılmasını zorunlu kıldığını aktarıyorlar.
MIT ekibi, sızıntıyı azaltmak için gliserol adında bir tuz dengeleyici kullanarak daha az tuzlu su elde etmeyi başardı. Bu yöntemle, cihazdan toplanan suyun içme suyu standartlarına uygun şekilde daha az tuz içermesi sağlandı.
Bulgularını hakemli dergi Nature Water’da yayımlayan araştırma ekibi, geliştirdikleri cihazı Kaliforniya’daki Ölüm Vadisi’nde bir hafta boyunca test etti. Bu bölge, dünyanın en sıcak ve Kuzey Amerika’nın en kurak yeri olarak bilinmektedir.
Cihaz, nem seviyesine bağlı olarak günde 57 ila 161,5 mililitre su üretti. Araştırmacılar, nem oranının daha yüksek olduğu bölgelerde su üretiminin artacağını öngörüyor.
Yine de, bu miktarlar bir hanenin günlük su ihtiyacını karşılamak için yeterli olmaktan uzaktır. Bilim insanları, güvenli içme suyuna erişimin sınırlı olduğu alanlarda birkaç cihaz panelinin dikey olarak yerleştirilmesiyle sorunun üstesinden gelinebileceğini umut ediyor.
0 Comments