Bugün, 21 Haziran, Yaz Gün Dönümü olarak biliniyor. Kuzey Yarım Küre’deki en uzun gün olma özelliğine sahip bu tarih, yaz mevsiminin de başlangıcı!
Bu uzun gün, belki de göz ardı ettiğiniz ya da sürekli ertelediğiniz uzun süreli filmleri izlemek için harika bir fırsat sunuyor. Bu özel gün için sizlere, süreleri ilk bakışta korkutucu olan ancak her birinin kendi alanında klasikleşmiş eserlerinden oluşan bir film listesi derledik.
Listemizde birçok filmin süresi 3 saati aşıyor. Ancak bu filmlere önyargıyla yaklaşmayın. İçlerinden en az birinin sizin beğeninizi kazanacağından eminiz. Bu film izleme deneyimi sırasında “iyi ki vakit ayırmışım” diyeceğiniz anlar yaşayacaksınız. İyi seyirler dileriz!
Ahlat Ağacı (2018)

Nuri Bilge Ceylan’ın kaleme alıp yönettiği “Ahlat Ağacı”, taşrayla metropol arasında, baba-oğul ilişkisi ve hayal-gerçek çatışmalarını derinlemesine ele alan bir karakter incelemesidir. Cannes Film Festivali’nde prömiyer yapan bu film, Ceylan’ın en kişisel ve edebi işlerinden biri olarak öne çıkıyor. Başrolde Doğu Demirkol’a, Murat Cemcir, Bennu Yıldırımlar ve Serkan Keskin gibi oyuncular eşlik ediyor.
Sinan adındaki, yazar olmayı hayal eden genç, babasının borçları ve kasabanın hayal kırıklıklarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Film, taşranın işlenişi ve varoluşsal sorgulamalarla yoğun bir anlatım sunuyor. Aynı zamanda genç bir bireyin aidiyet ve hayal kırıklıklarıyla dolu büyüme öyküsü, izleyenleri düşündürüyor.
The Irishman (2019)

Martin Scorsese’nin epik suç filmi “The Irishman”, yalnızca bir mafya hikâyesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda zaman, sadakat ve pişmanlık temalarını da ustaca işliyor. Charles Brandt’ın eserinden uyarlanan bu filmde, Scorsese’nin efsanevi üçlüsü—Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci—bir araya geliyor. De Niro’nun canlandırdığı Frank Sheeran, maliyetli tetikçi olarak hayatına devam ederken, Pacino sendika lideri Jimmy Hoffa’yı, Pesci ise mafya patronu Russell Bufalino’yu canlandırıyor.
Dikkat çekici 3.5 saatlik süresiyle “The Irishman”, CGI teknolojisiyle karakterlerin yaşlandırılması ve gençleştirilmesi gibi yenilikçi tekniklerin kullanımıyla da öne çıkıyor. Ancak filmin esas gücü, yalnızlık ve ihanet temalarını işlemesindedir. Scorsese, vidalarla dolu bir macerayı değil, bir veda öyküsü sunuyor ve duygu yüklü bir başyapıt yaratıyor.
0 Comments