Bilim insanları, daha hızlı ve yaygın internet erişimi sağlama çabalarının, kozmik araştırmaları zorlaştırdığını öne sürüyor.
SpaceX’in Starlink uyduları, yetersiz hizmet alan bölgelere hızlı internet sağlamayı hedefliyor. Şirket, tüm dünya genelinde geniş bir sinyal ağı oluşturmak amacıyla birçok uyduyu yörüngeye fırlatmaya devam ediyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ancak araştırmalar, bu uyduların radyo astronomisini olumsuz etkilediğini ve astronomların uzayı gözlemleme yeteneklerini sınırladığını ortaya koydu.
Uydular, astronomların evreni gözlemlemek için kullandığı son derece zayıf radyo dalgalarını bastırarak istenmeyen sinyaller üretmektedir.
Curtin Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği çalışma, yörüngedeki en fazla uyduya sahip olan SpaceX’in Starlink sistemine odaklanırken, diğer bazı internet sağlayıcılarının da benzer hedefler güttüğü biliniyor.
Araştırmacılar, 2030 yılında tamamlanması planlanan dünyanın en büyük ve en hassas radyo teleskobu olan Square Kilometre Array (SKA) projesinin inşaat aşamasındaki versiyonunu kullanarak gökyüzünün yaklaşık 76 milyon görüntüsünü topladı.
Elde edilen veriler, 1806 Starlink uydusundan 112 binden fazla radyo emisyonu bulunduğunu gösterdi. Bu durum, bilim insanlarının gerekli radyo sinyallerini algılamasını zorlaştıracak nitelikte.
Çalışmayı yöneten Dylan Grigg, “Starlink, radyo astronomisi açısından en sık görülen parazit kaynağı. Çalışmamız boyunca 4 ayda yalnızca 477 uydu fırlatıldığı görülüyor” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Bazı veri setlerinde, görüntülerimizin yüzde 30’una kadar Starlink uydusundan gelen parazitlerin tespit edildiğini belirledik.
Bu sinyallerin çoğu, uydulardan kasıtlı olarak yayımlanmıyordu ve daha önce beklenenden farklı frekanslarda daha yüksek düzeyde geliyordu. Bu durum, araştırmacılar için ayrım yapmayı zorlaştırıyor.
Grigg, “Radyo astronomisi için koruma altında olması gereken 150,8 MHz frekansında 703 uydu gibi, hiç sinyal yayılması beklenmeyen bantlarda sinyal tespit edildiğini görüyoruz” dedi.
Bu sinyaller, uydu üzerindeki elektronik aksamdan kaynaklanıyor olabilir ve bu nedenle astronomlar tarafından kolayca filtrelenemez veya tahmin edilemez.
Araştırmacılar, bu tür parazitlerin nihayetinde evrenin derin sırlarının anlaşılmasını engelleyebileceği konusunda uyarıyor.
Çalışmanın bir diğer yazarı Steven Tingay, “SKA, bilimin en büyük sorularını yanıtlamaya yardımcı olacak gelişmelerin eşiğinde bulunuyor; ilk yıldızların oluşumu, karanlık maddenin doğası ve Einstein’ın teorilerini test etme imkanları gibi” ifadelerini kullandı.
Ancak bu süreçte radyo sessizliğinin sağlanması gerekiyor. Küresel bağlantının yararlarını takdir ediyoruz, ama bir dengeye ihtiyaç var. Bu dengeyi sağlamak, sorunun anlaşılması ile başlıyor ve bu da çalışmamızın temel amacıdır.
0 Comments