İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolar sürerken, gündemdeki konulardan biri de boykot oldu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in medyada öne çıkan boykot listesi uzanırken, halk ise iktidara yakın şirketleri sosyal medya üzerinden paylaşarak bu firmalardan alışveriş yapmama çağrısı yapmaktadır.
2 Nisan Çarşamba günü, protestolar kapsamında tutuklanan en az 301 kişinin cezaevine gönderilmesine tepkiler göstermek amacıyla bir günlük genel tüketim boykotu düzenlendi. CHP lideri de bu boykota destek vereceğini duyurdu.
Bu tepkilerin ardından Erdoğan’ın geçmişte yaptığı boykot çağrıları hatırlanıyor. Başbakanlık döneminde Özgür Özel’e benzer şekilde Doğan Medya Grubu’na boykot çağrısı yapmış, farklı dönemlerde ise ABD ve Fransa menşeli ürünleri hedef almıştı. 2023’ün başında da fahiş fiyatlara karşı tüketicileri boykota davet etmişti:
Fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz, satın almama özgürlüğünü kullanmaktır. Dünyada geniş yelpazede bunun çok sayıda örneğiyle karşılaşıyoruz. Bu konuda devlet millet el ele vererek çok daha etkin sonuçlar alabiliriz.
Boykot konusu yalnızca Türkiye’nin gündeminde değil. 7 Ekim 2023 tarihinin ardından artan İsrail boykotu, dünyanın dört bir yanında sürmektedir.
Ayrıca ABD’nin artırdığı gümrük vergileri de birçok ülkede Amerikan mallarına yönelik boykot çağrılarını tetiklemektedir.
Elon Musk’ın Tesla araçları ve sosyal medya platformu X, Trump yönetimiyle olan ilişkisi nedeniyle boykot çağrılarının sıklıkla gündeme geldiği konulardan biri haline gelmiştir.
Bazı kesimlerin eylemsizlik olarak adlandırdığı boykot, herkesin katılabileceği bir protesto biçimi olmasının yanı sıra, toplumların taleplerini dile getirmek için uzun zamandır başvurdukları bir yöntemdir.
Dünya genelinde öne çıkan 10 önemli boykotu sizlere sunuyoruz.
1) Boston Çay Partisi
Amerika Birleşik Devletleri’nin bağımsızlık mücadelesine giden yol boykotlarla döşenmişti. “Boston Çay Partisi” olarak bilinen bu olay, sömürge devletinin vermiş olduğu vergilere karşı bir direniş olarak başlamıştı.
Büyük Britanya, 1760’larda Amerika kolonilerine ithal edilen pek çok ürün için gümrük vergisi uyguluyordu. 1767’de çıkarılan Townshend yasaları, kağıt, cam, kurşun ve çay gibi temel maddelere vergi koyarak kolonilerde büyük bir öfkeye yol açmıştı. Halk, mecliste temsil edilmeden bu vergileri ödemenin haksızlık olduğunu savunmaktaydı.
Neticede Britanya, 1770’de çay dışındaki ürünlerden alınan vergiyi kaldırdı. Ancak kolonilerdeki tüccarlar, kaçak yollarla getirdikleri çayı satarak bu yasanın etrafından dolanmaya çalıştı.
1773’te çıkarılan Çay Yasası, East India Company’yi kurtarma amacı taşıyor ve bu şirkete, kolonilere gümrük vergisinden muaf olarak çay satma imkânı sağlıyordu. Ancak kolonilerden hâlâ vergi talep edilmeye devam edilecekti.
0 Comments