NASA bilim insanları, çarşamba günü Ay’a dair yeni bilgiler keşfettiklerini açıkladı.
Yörüngedeki bir uzay aracından elde edilen yerçekimi verilerini inceleyerek, Ay’ın iç yapısına dair daha net bir anlayış geliştirdikleri belirtildi.
Bu çalışmalarında, Ay’ın yakın ve uzak yüzleri arasında belirgin farklılıklar tespit edildi. Yakın taraf, erimiş kayalarla kaplı geniş düzlüklere sahipken, uzak yüzü daha engebeli bir yapıya sahip. Ay, başlangıçta eriyik bir gezegenin parçasıydı ve geçmişte büyük bir bölümü lavlar tarafından kaplanmıştı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bazı teoriler, iki ila üç milyar yıl önceki volkanik patlamaların, gezegenin iç kısmında radyoaktif elementlerin birikmesine neden olarak, yakın taraf ile uzak taraf arasında farklılıklar oluşturduğunu öne sürüyor. Bu çalışma, bu teoriye dair en sağlam kanıtı sunmaktadır.
NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı’nda Güneş Sistemi Dinamikleri Grubu’nun yöneticisi Ryan Park, bu bulgularla ilgili yaptığı açıklamada, “Ay’ın yakın tarafı, uzak tarafına göre daha fazla esneme göstermektedir. Yani, iç yapılarında temelde bir farklılık var” ifadelerini kullandı.
Verileri ilk analiz ettiğimizde sonuç bizi o kadar şaşırttı ki inanamadık. Bu nedenle bulguları doğrulamak için hesaplamaları tekrar tekrar yaptık. Bu toplamda 10 yıllık bir çalışma.
Sonuçlar, hakemli dergi Nature’da yayımlandı.
Bulgulara ulaşan ekip, Dünya’nın gelgit kuvvetinin neden olduğu yerçekimindeki değişimleri inceleyerek Ay’a dair yenilikçi bir yerçekimi modeli geliştirdi.
Bu değişimler, Ay’daki esnemeyi etkiliyor. Ay’ın, Dünya üzerindeki gelgitleri etkilemesinin yanı sıra, Dünya da Ay’ın üzerinde bir kütleçekimsel kuvvet uygulamaktadır.
Araştırmacılar, 2011 ve 2012 yıllarında Ay’ın yörüngesinde görev yapan GRAIL projesinin Ebb ve Flow uzay aracının hareketlerini inceleyen verilerden yararlandılar.
Bilim insanları, bir süper bilgisayar yardımıyla Ay’ın şimdiye kadarki en kapsamlı yerçekimi haritasını oluşturdu. Bu harita, Ay üzerindeki yerçekimi ölçümlerini yansıtıyor.
Park ve ekibi, Ay’ın iki yüzünün deformasyon derecesinde küçük ama şaşırtıcı bir fark buldular. Ayrı bir çalışmada aynı teknik kullanılarak, Mars ve Jüpiter arasındaki ana asteroit kuşağında bulunan Vesta’nın iç yapısı incelenmişti. Önceki teorilerin aksine, Vesta’nın muhtemelen küçük bir çekirdeği olduğu ya da hiç çekirdeği bulunmadığı belirlenmişti. Ayrıca, benzer bir teknikle Jüpiter’in vol
0 Comments