Yeni yapılan bir araştırmaya göre, kadın sporcular erkek rakipleriyle olan performans farkını hızlı bir şekilde kapatıyor ve ekstrem spor etkinliklerinde, örneğin ultra maratonlarda, erkekleri geçme potansiyeline sahipler.
Tarih boyunca atletizm alanında, özellikle Olimpik 100 metre gibi yarışmalarda erkekler, kadınlardan daha iyi performans gösterirken, kadın sporcular atıcılık ve binicilik gibi disiplinlerde üstünlük sağlamaktadır.
20. yüzyıldan bu yana atletizmdeki cinsiyetler arasındaki performans farkı giderek daralmış durumda; ardından gelen süreçte ise bu alanlarda bir durağanlık göze çarpıyor.
Hakemli dergi Frontiers in Physiology’de yayımlanan yeni bir çalışma, kadın atletlerin ultra maratonlar ve Arktik keşif gezileri gibi zorlu etkinliklerde erkek rakipleriyle olan performans farkını hızla kapattığını ve ileride onları geçebileceklerini ifade ediyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bu alandaki cinsiyete özgü performans farklılıkları üzerine yapılan çalışmalardan çoğu, laboratuvar ortamında gerçekleştirilmişti. Ancak araştırmacılar, bu tür çalışmaların gerçek dünya ile pratik bağlantı kurmakta yetersiz kaldığını vurgulamaktadır.
Ekstrem sporlarla ilgili gerçek dünya gözlemleri yapıldığında, erkekler ve kadınlar arasındaki farkın giderek azaldığı görülmektedir. Örneğin, mevcut maraton dünya rekoru, hayatını kaybeden Kenyalı atlet Kelvin Kiptum’a ait olup, 2 saat 35 saniyede kırılmıştır. Bu rekor 2023’teki Chicago Maratonu’nda elde edilmiştir.
Kadınlar için maraton rekordu ise yine Kenyalı Ruth Chepng’etich tarafından 2 saat 9 dakika 56 saniyede kırılmış olup, erkek rekorunun yalnızca 10 dakika gerisinde yer alıyor.
Güç, kuvvet ve hız gibi özellikler genellikle erkeklerde daha yüksek görünse de, son çalışmalarda, bir etkinliğin mesafesi ya da süresi uzadıkça cinsiyetler arasındaki atletik performans farkının azaldığı ortaya çıkmıştır.
Bilim insanları, rüzgar kesme amacıyla tasarlanmış ayakkabılar ve tavşan atletler gibi yeniliklerin yanı sıra, daha iyi beslenmenin de ekstrem atletizm etkinliklerindeki performans farkını azaltabileceği görüşündedir.
Ayrıca, ekstrem koşullarda kadınların metabolik verimliliklerinin erkeklerden daha iyi olduğu gözlemleniyor. Bu durum özellikle aşırı soğuk ortamlarda dikkat çekiyor.
Çalışmalara göre, Alaska Mountain Wilderness Ski Classic gibi zorlu bir kış keşif gezisinde, kadınların taşıdığı yük için harcadığı toplam enerjinin erkeklerden daha az olduğu belirlenmiştir.
Kadın sporcuların soğuğa bağlı olarak vücut ısısı üretiminin erkeklere kıyasla daha düşük bir sıcaklıkta aktif hale geldiği gözlemlendi ve bu olgu “Arktik kayma” olarak adlandırıldı. Araştırmacılar, bunun soğuk stresi altındaki metabolik talepleri azaltabileceğini düşünmektedir.
Son 40 yılda, 6, 72, 144 ve 240 saat süren etkinliklerde erkekler ve kadınlar arasındaki performans farkı yaklaşık yüzde 3 oranında azalmıştır. Hem erkekler hem de kadınlar benzer sayıda yarıştığında bu farkın daha da azaldığı görülmektedir; ancak elit erkek sporculara kıyasla ultra etkinliklere katılan elit kadın sayısı oldukça düşüktür.
Bilim insanları, dünyanın en uzun ve soğuk ultra maratonu olan Yukon Arktik Ultra (YAU) gibi zorlu etkinliklere katılanlardan elde edilen plazma, serum, dışkı, saç, kas ve yağ dokusu örneklerini analiz
0 Comments