Araştırmacılar bu hafta, Down sendromlu bireylerin kalp hastalığı riskinin yükseldiğini duyurdu.
Bu genetik durum, bireylerin fazladan bir kromozom taşımalarından kaynaklanıyor ve beyin ile vücudun gelişim sürecini etkiliyor. ABD’de, kromozomla ilişkili en yaygın rahatsızlık olan Down sendromu, her yıl yaklaşık 6 bin bebekte görülüyor. Ülkede yaklaşık 400 bin ile 600 bin arasında kişinin bu sendromla yaşadığı düşünülüyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bilim insanları, Down sendromunun bazı kardiyovasküler risk faktörlerini tespit etmiş durumda. Kalp hastalığı riskinin artmasına neden olan faktörler arasında yüksek obezite oranları, anormal lipid seviyeleri, hareketsiz yaşam tarzı ve düşük tansiyonun yaygınlığı gibi unsurlar yer almakta. Down sendromlu bireyler, gevşek eklemler nedeniyle kas kütlesi kazanmada zorluklar yaşayabiliyorlar.
Ayrıca, bu kişilerin vücutları genel nüfusa nazaran daha hızlı yaşlanıyor; saçları erken beyazlıyor ve bağışıklık sistemleri daha kısa sürede zayıflıyor.
İsveç’teki Gothenburg Üniversitesi’nden Dr. Anne Pedersen, yaptıkları araştırmaların ardından şu şekilde yorumda bulundu:
Sonuçlarımız, Down sendromlu bireylerin yaşa bağlı bazı kardiyovasküler sonuçlar açısından daha fazla risk altında olduğunu ve daha önceki çalışmalarla tutarlı bir biçimde, bu kişilerin kardiyovasküler risk profillerinin genel popülasyondan farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bu araştırma, Journal of Internal Medicine adlı hakemli dergide yayımlandı. Yazarlar, 1946 ile 2000 yılları arasında İsveç’te doğmuş 5 bin 100’den fazla Down sendromlu bireyin sağlık durumunu inceledi ve bu kişileri, Down sendromu taşımayan diğer İsveçlilerle karşılaştırdı.
Araştırmacılar, Down sendromunun 4,41 kat daha yüksek iskemik inme riski ve 5,14 kat daha yüksek hemorajik inme riski ile bağlantılı olduğunu belirledi. İskemik inme, kan akışının beyne ulaşmasını engellediğinde, hemorajik inme de zayıflayan bir kan damarının yırtılması ile ortaya çıkıyor.
Ayrıca, Down sendromlu ve sağlıklı bireyler arasında kalp krizi riski benzerken, Down sendromlu gençlerde risk daha yüksek seyrediyor.
Bu farklılıkların nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurgulayan yazarlar, bulguların gelecekteki küresel araştırmalar ve tedavi süreçlerine etki edebileceğini ifade ediyor.
Dr. Pedersen, “Bu durum, Down sendromlu bireylerin izlenmesi ve tedavi edilmesi açısından önemli sonuçlar doğurabilir” sözlerine de yer verdi.
0 Comments