Britanyalı bilim insanları, hükümetin 50 milyon sterlin (yaklaşık 2,5 milyar TL) bütçeyle desteklediği bir program çerçevesinde, küresel ısınmaya karşı güneş ışığını engelleyici teknikleri test edebilme imkanına sahip olacak.
Onaylanması beklenen jeomühendislik projesi, bilim insanlarının atmosferde ışığı yansıtan parçacık bulutlarını fırlatmak ya da deniz suyu spreyleri kullanarak bulutları aydınlatmak gibi yöntemleri incelemesine olanak tanıyacak.
Ayrıca, ısıyı hapseden doğal sirüs bulutlarının inceltilmesi de araştırılan bir başka teknik olarak öne çıkıyor.
Proje başarılı bir şekilde hayata geçirilirse, dünya yüzeyine ulaşan güneş ışığı miktarı azalacak ve böylelikle yeryüzünün geçici bir süre soğuması sağlanacak.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bu yöntem, gezegenin soğutulması açısından nispeten maliyet etkin bir çözüm olarak değerlendirilebilse de, eleştirmenler hava akışlarında olumsuz sonuçlar doğurabileceği ve yağışların gıda üretiminin kritik olduğu bölgelerden uzaklara kayabilme ihtimalinden bahsediyor.
Proje, İleri Araştırma ve Buluş Ajansı (ARIA) tarafından finanse ediliyor. Birleşik Krallık hükümeti bu tartışmalı deneye 50 milyon sterlin ayırırken, önümüzdeki 4 yıl boyunca toplamda vergilerden sağlanan kaynak 800 milyon sterlin (yaklaşık 41 milyar TL) olacak.
Jeomühendislik projesinin liderlerinden Profesör Mark Symes, “Karbonsuzlaşma elzemdir fakat mevcut durum, iklim kaynaklı birçok kritik devrilme noktasının tetiklenme riski taşımaktadır.” şeklinde konuştu.
Bu program, iklim felaketini önlemek için gerekli zaman diliminde Dünya’yı güvenli ve sorumlu bir biçimde nasıl soğutabileceğimiz veya bunun gerekip gerekmediğine ilişkin hayati ve çözülmemiş soruları araştıracak.
ARIA’nın geçen yıl yayımladığı bir belgede, Symes bu devrilme noktalarına örnekler vermiş, Arktik kış deniz buzlarının erimesi, Amazon yağmur ormanlarının yok olması ve büyük buz örtülerinin çökmesi gibi durumların küresel deniz seviyesinden önemli artışlara yol açabileceğini belirtmiştir.
Symes, çözümün fosil yakıt kullanımını durdurmak ve sera gazı fazlalıklarını ortadan kaldırmak olduğunu ancak bunun, bu devrilme noktalarının ortaya çıkmasını engelleyecek kadar hızlı gerçekleşmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu projeden beklentisi ise, karbonsuzlaşma sürecine zaman kazandırması yönünde. Profesör Symes, projede zararlı kimyasallar kullanılmayacağını, açık hava deneyleri öncesinde çevresel etki değerlendirmesi yapılacağını ve yerel topluluklarla danışılacağını belirtti.
Projeye ilişkin detayların önümüzdeki haftalarda açıklanması bekleniyor.
0 Comments