23 Nisan günü öğle saatlerinde meydana gelen sarsıntı, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Silivri açıklarında gerçekleşen 6.2 büyüklüğündeki deprem, can kaybına neden olmamakla birlikte halkta büyük bir kaygı yarattı.
Uzun zamandır beklenen büyük İstanbul depreminin korkusu, birçok insanın saatlerce evlerine girememe durumunu ortaya çıkardı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Depremlerin ne zaman olacağına dair kesin bir tahminde bulunmak imkansız. Ancak bilim insanları, tarihsel veriler ve fay hatları üzerindeki jeolojik ve sismolojik analizlerle birçok çıkarımda bulunabiliyor.
Örneğin İstanbul’da, şiddeti 7’nin üzerinde olan son büyük depremin 1766 yılında meydana gelmesi ve bu tür depremlerin istatistiksel olarak yaklaşık 250 yılda bir tekrar ettiği göz önüne alındığında, ciddi bir deprem riski olduğu öngörülüyor. Ayrıca Marmara Denizi’ndeki fay hatlarıyla ilgili yapılan çalışmalar bu durumu destekliyor.
Dünya genelinde Türkiye gibi depremlerle başa çıkan veya büyük depremler bekleyen birçok şehir bulunuyor.
Bu hafta Logos’ta, böyle yerlerde depreme hazırlık amacıyla şimdiye kadar nelerin yapıldığına dair 5 kent üzerinde duracağız.
1) San Francisco
ABD’deki San Francisco Körfez Bölgesi, Pasifik ve Kuzey Amerika levhalarının kesişim noktası olan San Andreas Fayı’nın yanı sıra 6 önemli fay hattını barındırıyor.
Tarihinde en büyük depremini 1906 yılında yaşamış olan bu bölge, 7.9 büyüklüğündeki sarsıntıda yaklaşık 3 bin can kaybı yaşadı.
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun verilerine göre, San Francisco’da 2043’e kadar 6.7 büyüklüğünde bir deprem riski yüzde 72, 7 büyüklüğünde ise yüzde 51 oranında. Bu nedenle, 2012 yılında Deprem Güvenliği Uygulama Programı başlatıldı.
Bu kapsamda yapılan 10 yıllık bir çalışmayla bölgenin depreme dayanıklılığı değerlendirildi ve uzun vadeli adımlar belirlendi.
İlk aşamada halka binalarının durumuyla ilgili bilgi veriliyor ve evlerini sağlamlaştırmaları teşvik ediliyor. Ayrıca, belediye yetkilileri, çökme riski taşıyan binaları belirleyerek gerekli iyileştirme çalışmalarını yapmayı hedefliyor.
2013 yılında başlatılan bir programla eski, yumuşak katlı ahşap binaların güçlendirilmesi zorunlu hale getirildi. 1989’daki Loma Prieta depreminden sonra, sağlık merkezleri ve kamu altyapılarına 20 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı.
Kaliforniya eyaletinin, depremlere karşı erken uyarıda bulunan bir telefon uygulaması mevcut. Bu sistem, sarsıntı başlamadan birkaç saniye önce halkı uyarmayı amaçlıyor.
2) Lizbon
Portekiz’in başkenti Lizbon, 1 Kasım 1755’te meydana gelen 8.5-9.0 büyüklüğündeki depremle Avrupa tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden birine sahne oldu. Bu afet sonucunda yaklaşık 60 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Bu yıl şubatta 4.8 büyüklüğünde bir deprem yaşanmasının ardından, halk arasında kaygı artmış durumda. Ancak yetkililer, Lizbon’un depreme hazırlıklı olduğuna dair güvence veriyor.
Portekiz, 1755 depreminin ardından pombalin kafesi modelini geliştirerek, dayanıklı
0 Comments