Yeni bir araştırma, haftada iki tavuk göğsü filetosundan daha az et tüketiminin gezegenin sürdürülebilirliği açısından kabul edilebilir olduğunu ortaya koydu.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Hayvancılığın küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğu göz önüne alındığında, araştırmacılar et tüketiminin azaltılması ve baklagil alımının artırılması gerektiğini vurguluyorlar.
İnsanları, haftada bir kereden daha az et tüketmeye yönlendiren bitki temelli “fleksitaryen” diyet modelini benimsemeye teşvik ediyorlar.
Ancak sağlıklı bir diyet için haftada ne kadar et tüketilmesi gerektiği konusunda hala kesin bir öneri bulunmuyor. Danimarka Teknik Üniversitesi’nden sürdürülebilir kalkınma uzmanı Caroline Gebara, “Çoğu kişi çevresel ve sağlık nedenleriyle daha az et yememiz gerektiğini kabul etse de, ‘daha az’ kavramının ne kadar olması gerektiği belirsizliğini koruyor” şeklinde görüş belirtti.
Nature Food dergisinde yayımlanan bu araştırma, ideal tüketim miktarını haftada yaklaşık 255 gram olarak belirledi.
Dr. Gebara, “Hesapladığımız rakam, haftada 255 gram tavuk ya da domuz eti. Bu miktar, somut bir örnek olarak süpermarkette görebileceğiniz bir miktar” dedi.
Bu rakam, iki tavuk göğsü filetosuna eşdeğer bir miktar ve bir bireyin çevreye zarar vermeden haftada tüketebileceği et sınırını temsil ediyor.
Ancak bu miktar yalnızca kümes hayvanları ve domuz eti için geçerlidir. Çalışma, “mütevazı bir sığır eti tüketiminin” bile gezegenin sürdürebileceği sınırları aşabileceğine dikkat çekiyor.
Dr. Gebara, “Hesaplamalarımız, diyetlerdeki küçük miktardaki kırmızı etin dahi çevresel faktörler açısından gezegenin kaynaklarını yeniden üretebileceği sınırlarla uyumlu olmadığını gösteriyor” dedi.
Ancak et içeren diyetler de dahil olmak üzere hem sağlıklı hem de sürdürülebilir pek çok farklı beslenme biçimi mevcuttur.
Çalışmanın sonuçları, sürdürülebilir gıda tercihlerini desteklemek amacıyla daha etkili politikaların ve kamu düzenlemelerinin geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Araştırma, karbon salınımı, su kullanımı ve arazi kullanımı gibi çevresel faktörlerin yanı sıra farklı diyetlerin sağlık üzerindeki etkilerini de dikkate aldı.
Analizde 11 çeşit diyetin 100 binden fazla varyasyonu değerlendirildi ve bunların çevresel ve sağlık etkileri hesaplandı. Araştırma, orta seviyede bile kırmızı et tüketiminin gezegenin sürdürülebilirlik sınırlarını aştığını sonucuna ulaştı.
Diğer yandan, pesketaryen, vejetaryen ya da vegan diyetlerin gezegenin destekleyebileceği sınırların içinde olma ihtimali daha yüksek görülüyor.
Vejetaryenlik gibi karma diyetler, süt ve yumurta içerdiğinde de sürdürülebilir olabilir. Dr. Gebara, “Hesaplamalarımız, peynir yemenin sağlıklı ve iklim dostu bir diyetle bir arada olabileceğini gösteriyor” ifade etti.
Aynı durum yumurta, balık ve beyaz et için de geçerlidir; tabii ki diyetinizin diğer kısımlarının da sağlıklı ve sürdürülebilir olması önemlidir. Ancak bu, ya tamamen ya da hiç şeklinde bir yaklaşım gerektirmiyor.
0 Comments