ABD’de yapılan bir araştırma, bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarının 100 binden fazla kanser vakasına yol açabileceğini ortaya koydu.
Kişisel düzeyde BT taramalarının kanser riskini artırma olasılığı oldukça düşük olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, tıbbi açıdan gerekli görüldüğünde bu tür taramalara başvurulmasında bir sakınca olmadığını belirtiyor.
Buna karşın, bilim insanları BT taramalarının artış gösterdiğini ve dolayısıyla insanların gereksiz radyasyona maruz kalma ihtimalinin yükseldiğini dile getiriyor. Yüksek radyasyona maruz kalmanın kanser riskini artırdığı bilinmesine rağmen, düşük seviyelerdeki radyasyonun etkileri hakkında yeterli veri bulunmuyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
JAMA Internal Medicine dergisinde 14 Nisan’da yayımlanan bir çalışmada, BT tarama cihazlarının türü, tarama süresi, hastanın vücut büyüklüğü ve taranan bölgenin hassasiyeti gibi faktörler dikkate alınarak bu taramaların popülasyon genelinde yarattığı etki incelendi.
Araştırmacılar, ABD genelindeki 143 hastaneden 2016-2022 dönemine ait istatistikleri kullanarak, 2023’te yaklaşık 62 milyon hasta üzerinde toplam 93 milyon BT muayenesi yapılacağı tahmininde bulundu.
Radyasyon risklerine dair hesaplamalar yapan bilim insanları, 2023 yılında gerçekleştirilen BT taramalarının gelecekte 103 bin kanser vakası ile ilişkilendirilme ihtimali olduğunu vurguladı.
Ekip, çalışmada şöyle ifade ediyor:
Mevcut uygulamalar devam ederse, BT ile ilişkili kanserler yıllık tüm yeni kanser tanılarının yüzde 5’ini oluşturabilir.
Özellikle çocuklar ve ergenler için bu riskin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Örneğin bir yaşın altındaki çocukların BT taraması yaptırması durumunda, hayat boyu tiroid kanserine yakalanma olasılığının daha fazla olduğu öngörülüyor.
Yetişkinlerin BT taraması yaptırma olasılığı ise daha yüksek; bu nedenle çalışma kapsamında öngörülen kanser vakalarının büyük bir kısmı bu gruptan oluşmakta. Yetişkinlerde, karın ve pelvis taramalarının en fazla kanser vakasına yol açacağı tahmin ediliyor. Araştırmaya göre, en yaygın kanser türleri arasında akciğer, kolon, lösemi ve mesane kanseri yer almakta. Sadece kadın hastalar için ise meme kanseri ikinci en yaygın tür olarak belirlenmiş durumda.
Bilim insanları, düşük seviyelerdeki radyasyonun kanser riskiyle ilişkisi üzerine daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurguluyor. Çalışmada yer almayan BT görüntüleme uzmanı Cynthia McCollough, “BT taraması nedeniyle oluşabilecek risk, muhtemelen altta yatan hastalığın riskinden daha azdır” şeklinde ifade ediyor.
Bunun yanı sıra, uzmanlar gereksiz BT taramalarından kaçınmak adına radyasyon içermeyen alternatif prosedürlerin varlığını dikkate alarak bu tür taramaların azaltılması gerektiğini tavsiye ediyor.
Avustralya Tıbbi Görüntüleme ve Radyasyon Terapisi Derneği Başkanı Naomi Gibson ise, “Bulgular, uzun süreli radyasyona maruz kalma konusunda temkinli olunması gerektiğini ortaya koysa da, klinik bir gerekçe varsa kişiyi BT taramasından vazgeçirmemelidir” ifadelerinde bulundu.
0 Comments