Bilim insanları, Tunç Çağı İskandinavları’nın büyük kanolarla Danimarka’dan Norveç’e doğrudan açık deniz yoluyla seyahat etmiş olabileceği fikrini ortaya koydu. Bu dönemde, Danimarka’nın kuzeyi ve Norveç’in güneybatısında yaşayan toplulukların kültürel özellikleri, sanat eserleri, gömme ritüelleri ve mimari biçimleri arasında belirgin benzerlikler bulunmaktaydı.
Önceki araştırmalar, bu iki bölge arasındaki kültürel etkileşimin, tekne ile belirli, uzun bir rota izleyerek gerçekleştiğini düşünüyordu. Söz konusu rota, İskandinavya kıyılarını takip eden 700 kilometrelik bir mesafeyi kapsıyor, Danimarka’dan başlayıp İsveç kıyılarına kadar uzanarak tekrar Norveç’e iniyordu.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Yeni gerçekleştirilen bir simülasyon ise, bu eski toplulukların açığa 100 kilometreden fazla mesafe katederek doğrudan iki bölge arasında seyahat edebileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar, teknenin su üzerindeki hareketi, akıntılar ve rüzgar gibi faktörlerle birleştirerek, bu amaçla bir bilgisayar programı geliştirdi.
Bu simülasyonda, MÖ 350 civarında kullanılan büyük bir kürekli kano olan Hjortspring teknesinin bir modeli kullanılarak seyahatler taklit edildi. Bilim insanları, Erken İskandinav Tunç Çağı’nda Yutland ile Norveç’in güneybatısı arasında gerçekleştirilen doğrudan açık deniz seyahatlerini (110 km) ve kıyıya yakın rotaları (700 km) karşılaştırdı.
Bu iki bölgenin, Taş Devri’nin sonlarından Tunç Çağı’na kadar olan dönemde (MÖ 2350 – MÖ 1500) “yakından ilişkili” oldukları biliniyor. Yapılan simülasyonlar, Tunç Çağı insanlarının muhtemelen doğrudan açık okyanus üzerinden Danimarka’dan Norveç’e geçiş yapabileceğini gösteriyor.
Araştırmacılar, bu tür yolculukların, 1 metre yüksekliğe ulaşabilen dalgalar ve 10 knot hızındaki rüzgarlarda bile seyrin mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak, bu durum, iyi hava tahmini ve gelişmiş navigasyon becerileri gerektiriyordu. Kıyı boyunca uzanan uzun rotaların daha güvenli olmasına karşın, açık okyanus geçişlerinin genellikle yaz aylarıyla sınırlı olması muhtemeldir.
Daha uzun yolculuklar ise haftalar sürebilir ve bu süreçte erzak stoklamak amacıyla sık sık mola verilmesi gerekebilir. Bilim insanları, “Bulgularımız, Hjortspring teknesine benzer yapıya sahip teknelerle açık denizlerde düzenli geçişlerin mümkün olduğunu ve bu tür yolculukların MÖ 2300 civarında başlamış olabileceğini ortaya koyuyor” ifadesine yer veriyor.
Yine de bu tür başarılı yolculuklar için iyi bir denizcilik bilgisine sahip mürettebatın gerekli olduğu belirtiliyor.
Ayrıca, geliştirilen modelin, yeterli tekne bilgisine sahip olduğunda diğer denizci kültürlerinin incelenmesine de uyarlanabileceği ifade ediliyor. Araştırmacılar, bu modelin tarih öncesi dönemlerdeki navigasyon ve denizcilik yeteneklerini değerlendirmek için yeni bir yöntem sunduğunu ve farklı gemi tipleriyle yapılan karşılaştırmalara olanak tanıdığını belirtiyorlar.
Bu araç, hem gemi yapılandırması hem de navigasyon becerileri ve itici güç arasında doğrudan karşılaştırma yapılmasını mümkün kılıyor.
0 Comments