Bilim insanları ağaçların daha önce bilinmeyen bir özelliğini keşfetti. Ağaçların metan gazını emme yeteneği, iklim kriziyle mücadelede beklenenden çok daha fazla fayda sağladığını ortaya koyuyor.
Bitkilerin fotosentez sürecinde karbondioksiti emerek depoladığı biliniyor. Ağaçlar bu özelliği sayesinde küresel ısınmaya karşı önemli bir rol üstleniyor.
Sanayi Devrimi’nden bu yana, küresel ısınmanın yaklaşık %30’unun kaynağı olan metan gazının yalnızca topraktaki bakteriler tarafından emildiği düşünülüyordu.
Nature dergisinde yayımlanan araştırma, ağaç kabuklarındaki mikropların metanı emebildiğini gösterdi.
Karbondioksit atmosferde yüzlerce yıl kalabilirken, metan gazının ömrü ise yaklaşık 12 yıl olarak tahmin ediliyor. Bu nedenle ağaçların yeni keşfedilen özelliği, iklim krizinin etkilerini azaltmada daha hızlı sonuçlar elde edilmesini mümkün kılabilir.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Metan gazı emisyonlarının artış hızı, 1980’lerden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Emisyonların ana sebebi ise tarım ve hayvancılık faaliyetleri olarak gösteriliyor.
Araştırmada, bilim insanları Amazon ve Panama’daki tropikal ormanlar, Birleşik Krallık’taki ılıman geniş yapraklı ormanlar ve İsveç’teki tayga ormanlarını inceledi.
Tropikal ormanların daha fazla metan emdiği gözlemlenen ekip, sıcak ve nemli ortamların mikropların çoğalmasını artırdığını belirtiyor.
Ağaçların yeni tespit edilen özelliği, ılıman ve tropikal ağaçların iklim açısından sağladığı bilinen faydayı yaklaşık %10 artırmakta. Ayrıca, ağaçların üst kısımlarının atmosferdeki metan gazını daha fazla emdiği de gözlemlendi.
Çalışmaya öncülük eden Prof. Vincent Gauci, bu bulguları değerlendirerek ağaçların sağladığı iklim hizmetlerinin yeni ve önemli bir boyut kazandığını ifade ediyor.
Ağaçların sağladığı hayati iklim hizmetinin, yeni ve çarpıcı bir yolu olduğunu gösteriyor.
Ayrıca, 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) başlatılan Küresel Metan İttifakı, 2030 yıluna kadar metan salımını %30 azaltmayı hedefliyor.
Prof. Gauci, “Elde ettiğimiz sonuçlar, daha fazla ağaç dikmenin ve ormansızlaşmayı azaltmanın bu hedefe ulaşmak için kritik bir parça olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuşuyor.
Ağaç dikim çalışmalarının artmasına karşın bazı uzmanlar, doğal yenilemenin daha fazla fayda sağladığını savunuyor. Bu yaklaşımda, belirlenen alanların korunması ile ormanların doğal döngülerine kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca Nature Climate Change dergisinde yayımlanan başka bir çalışmada, her iki yöntemin birlikte kullanılmasının, tek başına deneyen her bir yöntemden daha etkili sonuçlar vereceği kaydedildi.
Araştırmacılar ağaçlandırmanın önemine dikkat çekse de bunun, fosil yakıtların sebep olduğu sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarının yerini alacağını belirtmiyor.
Makalede, ağaçlandırmanın 30 yıl içinde azaltacağı sera gazı miktarının, fosil yakıtların küresel ölçekte 8 ay içinde doğurduğu miktara eşit olduğu ifade ediliyor.
0 Comments