Yapılan bir araştırma, insanların köpeklerin duygularını anlama konusundaki kapasitesinin beklenenden daha sınırlı olduğunu ortaya koydu.
Köpekler, konuşamadıkları halde beden dilimlerini kullanarak birçok duyguyu ifade edebiliyor. Örneğin, bir köpek oyun oynamak istediğinde eğilirken, korktuğunda bakışlarını kaçırır.
Bilim insanları, insanların bu duygusal ifadeleri ne ölçüde anlayabildiğini belirlemek amacıyla bir çalışma gerçekleştirdi.
Arizona Eyalet Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Holly Molinaro ile köpek davranışı uzmanı Dr. Clive Wynne, pandemi sürecinde yaygınlaşan Zoom görüşmelerinden esinlenerek, benzer bir yöntemi köpek videoları için uygulamaya karar verdiler.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Molinaro, ailesinin bir parçası olan Oliver adlı köpeklerinin çeşitli videolarını kaydetti. Bu videolar, bazılarında Oliver’a tasma veya ödül mamanın gösterildiği olumlu durumları, diğerlerinde ise elektrikli süpürgenin tutulduğu olumsuz durumları içeriyordu.
Bilim insanları, daha sonra bu videoların arka planını silerek yalnızca Oliver’ı bırakdılar. Ardından, 383 katılımcıya her iki versiyonu da izlettirip köpeğin duygularını nasıl yorumladıklarını sordu. Çalışmada katılımcıların, olumlu durumlarda Oliver’ın duygularını olumlu olarak değerlendirme ihtimalinin daha yüksek olduğu görüldü. Bununla birlikte, bağlam kaldırılınca her iki durumda da köpeğin duygularını eşit derecede olumlu olarak değerlendirdiler.
Daha sonra araştırmacılar, Oliver’ın olumlu tepkilerini olumsuz senaryolarla birleştirdikleri yeni videolar hazırladılar. Örneğin, tasmasına olan tepkisini elektrikli süpürgeye veriyormuş gibi gösterdiler.
485 katılımcının izlediği bu videolar sonucunda, yorumların köpeğin tepkilerinden ziyade çevresindeki durumlara odaklandığı gözlemlendi.
Molinaro, “Katılımcılar, elektrikli süpürgeye tepki veren bir köpek videosunu görünce, hayvanın kötü hissettiğini belirtti. Ancak aynı köpeğin tasması karşısında mutlu ve sakin hissettiğini söylediler. Bu, insanların köpeklerin duygularını davranışlarına değil, içinde bulundukları duruma göre değerlendirdikleri anlamına geliyor” dedi.
Dr. Wynne ise, “Köpeklerimiz bizimle iletişim kurmaya çalışıyor fakat biz insanlar her zaman zavallı hayvanın kendisine odaklanmak yerine dış faktörlere daha çok dikkat ediyoruz” şeklinde ifade etti.
Çalışmanın yalnızca bir köpeğin davranışlarını kapsadığını belirten ekip, insanların kendi köpeklerinin tepkilerini daha iyi anlayabildiğine de dikkat çekti. Dr. Wynne, insanların evcil hayvanlarının duygularını anlamak için daha fazla çaba göstermesini umarken, bir tazı sahiplendiğini de belirtti. “Onu neyin mutlu, neyin mutsuz ettiğini bilirsem, böylece ona daha mutlu bir yaşam sunabilirim” dedi.
Molinaro, “Köpeklerin duygularını okuma yeteneğimizin o kadar iyi olmadığının farkına varmak ilk adım olmalı” diyerek, köpeklerin kişiliklerinin ve duygusal ifadelerinin kendine özgü olduğunu vurguladı:
Kendi köpeğinizin verdiği sinyallere ve davranışlarına dikkat edin.
0 Comments