Korku ve kaygı, beyinde oluşan ve işlenen duygulardır. Ancak bilim insanları, bu duyguların vücudun diğer bölgeleri üzerinde de önemli etkiler yarattığını belirtiyorlar.
Wayne Eyalet Üniversitesi’nden Doç. Dr. Arash Javanbakht, korkunun beyinde ve vücutta nasıl işlendiğini araştırıyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Psikiyatri alanında çalışan Javanbakht, “Duyguların beyninizden kaynaklandığı, ancak emirleri yerine getirenin vücudunuz olduğu çalışmalarla doğrulanmıştır” diyor.
Javanbakht, The Conversation’da yayımladığı yazısında aşırı kaygının insan bedeninde yarattığı etkileri paylaştı.
“Beyin, sizi düşen bir kayadan veya hızla yaklaşan bir yırtıcıdan koruyacak şekilde evrimleşmiştir. Ancak modern yaşamın kaygıları genellikle daha soyut bir yapıya sahiptir” diyen Javanbakht, bu konudaki düşüncelerini şöyle ifade etti:
50 bin yıl önce kabile üyeleriniz tarafından dışlanmanız, ölümle eşdeğer olabilirdi. Günümüzde ise iş yerinde veya okulda kötü performans göstermek aynı sonucu doğurmuyor. Fakat beyniniz bu iki durum arasında bir fark göremeyebilir.
Korkunun Beyindeki Rolü
Beyinde, korkunun işlenmesinde önemli rol oynayan birkaç bölge bulunuyor.
Bir nesneyi tehlikeli olarak algıladığınızda, bu duyusal girdiler ilk olarak amigdalaya iletilir. Bu, ister üzerinize doğrultulmuş bir silah olsun, ister rahatsız edici bir şekilde size bakan bir grup insan, her durumda geçerlidir.
Javanbakht, “Tehdit tespiti kritik bir süreçtir ve hızlı olması gerekir. İlk insanların bir aslanın üzerine atıldıklarında düşünmeye zamanları yoktu. Hızla hareket etmeleri gerekiyordu” şeklinde açıklıyor:
Bu nedenle amigdala, beynin mantıksal düşünmeyle ilgili bölgelerini atlayarak doğrudan fiziksel tepkileri başlatacak şekilde evrimleşmiştir. Örneğin, bilgisayar ekranında bir sinirli yüz görmek, izleyici farkına bile varmadan amigdaladan tetiklenen bir tepkiye yol açabilir.
Hipokampus, amigdalaya yakın bir başka beyin bölgesidir. Güvenli ve tehlikeli olanı belirlemekle görevli olan hipokampus, korkuyu bağlama yerleştirir.
Örneğin, açık alanda bir aslan gördüğünüzde amigdala devreye girerek korku tepkisini başlatır. Ancak hayvanat bahçesindeki aslanı gördüğünüzde hipokampus bir engelleyici görevi görür, çünkü burada gerçek bir tehlike yoktur.
Prefrontal korteks ise korkunun bilişsel ve sosyal boyutlarıyla ilgilidir. Örneğin, bir yılanın zehirsiz olduğunu belirten bir tabela gördüğünüzde, yılan korkunuz azalır.
Prefrontal korteks, genellikle duyguları düzenleyen beyin alanı olarak kabul edilse de sosyal çevreye bağlı olarak insanlara korkuyu öğretebilir. Javanbakht bu durumu şu şekilde açıklıyor:
Bir toplantıda patronunuzla nötr hissettiğiniz durumlarda, bir iş arkadaşınız işten çıkarılma söylentilerini aktardığında hemen gerginleşebilirsiniz. Irkçılık gibi birçok önyargının temeli, korkunun kabile ile öğrenilmesidir.
Korkunun Vücutta Yarattığı Etkiler
Javanbakht’a göre, eğer beyniniz bir durumda korku tepkisinin haklı olduğuna karar verirse, sizi acil bir duruma hazırlamak için bir d
0 Comments