İki süpergüç, gelişmiş teknoloji alanında bir başka rekabet içinde: Füzyon enerjisi.
ABD’nin Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Washington ve Pekin arasındaki rekabete dair önemli bir haberi gün yüzüne çıkardı. Haberde, Amerikalı yetkililerin ve bilim insanlarının dünya genelindeki liderliklerini kaybetme korkusu yaşadığına dikkat çekildi.
Füzyon teknolojisi araştırmaları için devasa bir tesis inşa etmekte olan Çin, ülkenin doğusundaki Hefei kentinde bu önemli projeyi tamamlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Çin, ayrıca ulusal bir füzyon konsorsiyumu kurarak en büyük sanayi şirketlerinin de desteğini alıyor. Bu alanda ABD’den daha fazla kaynak ayırdığı belirtiliyor.
ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Füzyon Enerjisi Bilimleri departmanının başkanı JP Allain, Çin’in her yıl 1,5 milyar dolarlık bütçesinin yarısı kadar bir federal destekleri olduğunu belirterek, “Bizim uzun vadeli planımızı inşa ediyorlar. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu çok sinir bozucu.” ifadesini kullandı.
Bu alanda doktora yapan bilim insanlarının sayısının da Çin’de, ABD’ye oranla 10 kat daha fazla olduğu aktarıldı. WSJ, Pekin’deki bu atılıma dair bilgisi olan bilim insanlarının, “Çin, 3-4 yıl içinde ABD ve Avrupa’nın manyetik füzyon yeteneklerinden daha fazla kapasiteye sahip olacak” dediklerini duyurdu.
MIT’de mühendislik dersleri veren Dennis Whyte, Çin’in uzun bir süre bu alanda ilerlemeden geçtiğini ancak son 10 yılda dünya standartlarında füzyon bilimi programları ve laboratuvarlarına kavuştuğunu ifade etti. “Kimin kazanacağı konusunda emin değilim.” açıklamasında bulundu.
Çin’deki araştırma ekiplerinin Ay Yeni Yılı dışında ara vermeden çalışmalarını sürdürdüğü biliniyor. ABD’nin önde gelen özel şirketlerinden Commonwealth Fusion Systems’in CEO’su Bob Mumgaard, bu alanda insan kaynakları, finans ve organizasyon konularında büyük harcamalar yapılacağını vurgulayarak, “Soru şu: Bu teknolojiyi çözebilecekler mi?” dedi.
Nükleer füzyon, atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır bir element oluşturması sürecini ifade etmektedir. Bu süreçte ortaya çıkan devasa enerji miktarının, atmosfere karbondioksit salmamış olması nedeniyle büyük bir ilgi odağı oluşturduğu ifade ediliyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Eğer bu enerji türü kullanılabilir hale gelirse, bir kilogram yakıtın fosil yakıtlara kıyasla neredeyse 4 milyon kat daha fazla enerji üretebileceği öngörülüyor. Böylece insanlık, temiz ve neredeyse sınırsız enerji kaynaklarına ulaşma imkanı bulabilir.
Fransa’daki Uluslararası Termal Deneysel Reaktör (ITER) projesinde ülkemiz, Rusya ve ABD dahil, toplam 35 ülke işbirliği yapmaktadır. Ancak bu ülkelerin her yeni bilgiyi paylaşmadığını da belirtmek gerekir.
ABD’deki füzyon araştırmalarından sorumlu Lawrence Livermore Ulusal Laboratu
0 Comments