Bilim insanları, daha sofistike kuantum sensörler üretimi için üzüm tanesinin potansiyeli üzerine dikkat çekti.
Bir üzüm tanesinin neredeyse tam ortasından ikiye kesilerek, arada küçük bir kabuk parçası bırakılmasıyla mikrodalga fırına konulduğunda plazma oluşumunun, 30 yıldan uzun bir süredir kaydedildiği biliniyor.
Uzmanlar, üzümlerin boyutları ve geçirgenlikleri sayesinde elektrik alanlarını hapsederek plazma meydana getirdiğini ifade ediyor. Aynı etki, temasta bulunan iki üzümle de elde edilebiliyor.
Fakat, evde bu tür bir deney gerçekleştirilmesinin mikrodalga fırınlarını hasar verebileceği de vurgulanıyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Plazmayı oluşturan elektriksel alanın nasıl meydana geldiği daha önceki araştırmalarda ele alınırken, Avustralya’daki Macquarie Üniversitesi’nden bir grup, üzümlerin manyetik alan üzerindeki etkilerine odaklandı.
Physical Review Applied dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, üzümler, mikrodalga rezonatörleri gibi davranarak daha gelişmiş kuantum sensörlerinin geliştirilmesine katkıda bulunabilir.
Elektrik alanlarını hapseden mikrodalga rezonatörleri, uydu teknolojisinden çok sayıda kuantum sistemine kadar birçok alanda kullanılmakta.
Kuantum mekaniği temelli kuantum sensörler, elektriksel ve manyetik alanlardaki değişimleri algılayarak çok daha hassas hesaplamalara olanak tanıyor.
Doktora öğrencisi Ali Fawaz liderliğindeki araştırmada, deney için özel olarak üretilmiş nanoelmaslar kullanıldı.
Nanoelmaslardaki bazı karbon atomları değiştirilerek, mıknatıs gibi davranan küçük renk merkezleri elde edildi.
Bilim insanları, bir nanoelması iki üzüm arasına yerleştirerek ince bir lif tabakanın üzerine konumlandırdılar.
Ardından, bu liften yeşil lazer ışığı geçirerek, renk merkezlerinin kırmızı ışıkta parlamasını sağladılar.
Araştırmacılar, parlaklık seviyesinin manyetik alanın gücünü yansıttığını ifade ediyor ve bu alandaki etkinin üzüm bulunduğunda, üzüm olmayan deneylere göre iki kat daha fazla olduğunu belirtmişlerdir.
Fawaz, bulgularını şöyle yorumluyor:
Önceki çalışmalar, plazma etkisine neden olan elektrik alanlarını incelerken, biz üzümlerin çiftleri ile kuantum algılama uygulamaları açısından kritik olan manyetik alanları da güçlendirebileceğini göstermiş olduk.
Fawaz, bu güçlü manyetik alanın, üzümlerin yüksek su içeriğinden kaynaklandığını belirtiyor:
Mikrodalga enerjisini yoğunlaştırma konusunda su, safirden daha yüksek bir performansa sahip ancak daha az stabil ve bu süreçte daha fazla enerji kaybı yaşanıyor. Çözmemiz gereken en büyük zorluk da bu.
Meyvedeki şekerin etkisini azaltabileceğini söyleyen araştırmacı, benzer bir zarla kaplı saf su torbalarının daha iyi sonuçlar verebileceğini öne sürüyor.
Ayrıca, araştırmacılar 27 milimetre uzunluğundaki üzümlerin bu çalışmada arzu edilen sonuçları verdiğini bildiriyor.
0 Comments