Yeni bir bilimsel çalışma, gazlı ocakların her yıl 40 bin Avrupalının hayatını kaybetmesine sebep olduğunu gösterdi. Bu sayı, otomobil kazalarına bağlı ölümlerden iki kat daha fazla bir rakamı ifade ediyor.
Gazlı ocakların saldığı zararlı gazlar, kalp ve akciğer hastalıklarına yol açarken, uzmanlar bu durumun ciddiyetinin henüz yeterince anlaşılamadığını belirtiyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği ülkelerinde gerçekleştirilen araştırmaya göre, gazların neden olduğu kalp ve akciğer hastalıkları, insan ömründen iki yıl eksilmesine yol açmaktadır.
Bilim insanları, yalnızca azot dioksit etkisini dikkate alarak, Avrupa’da 36 bin 31 ve Birleşik Krallık’ta 3 bin 928 erken ölümün gazlı ocaklarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Delgado-Saborit, “1978 yılından itibaren azot dioksit kaynaklı kirliliğin elektrikli ocaklardan çok daha fazla olduğunu keşfetmiştik. Artık erken ölümlere yönelik somut veriler sunabiliyoruz” diye ekledi.
Araştırmacılar, karbonmonoksit ve benzenin etkisi de göz önüne alındığında, gerçeğin çok daha çarpıcı olacağını vurguluyor.
Avrupa İklim Vakfı’nın (European Climate Foundation/ECF) desteğiyle gerçekleştirilen araştırmada, İspanya’nın Valensiya Üniversitesi’nden bilim insanlarının da katkısı bulunuyor.
Kopenhag Üniversitesi’nden hava kirliliği uzmanı Steffen Loft, çalışmada yer almasa da, araştırma hakkında şu yorumu yaptı:
Kapalı alanlardaki azot dioksitin kaynağını belirlemekteki belirsizlik, gazlı ocak mı yoksa trafik mi olduğu konusundaki netliği etkiliyor. Ancak yine de makul bir değerlendirme yapılmış.
Mayıs ayında ABD’de yapılan bir başka araştırma, gazlı ocakların her yıl yaklaşık 19 bin yetişkinin ölümüne neden olabileceğini ortaya koymuştu.
Avrupa Birliği, açık alanlardaki hava kalitesine ilişkin standartları sıkılaştırmış olsa da kapalı mekanlar için henüz kurallar belirlemiş değil.
Avrupa Kamu Sağlığı İttifakı (European Public Health Alliance/EPHA) bu durumla ilgili olarak siyasetçilere çağrıda bulunuyor. EPHA’dan Sara Bertucci, “Gazlı ocakların sağlık üzerindeki tehlikeleri uzun zamandır göz ardı ediliyor. Sigara gibi etkileri pek düşünülmüyor. Ancak gazlı ocaklar, tam anlamıyla evimizi kirliliğe boğan küçük bir kıvılcım gibidir” diye belirtti.
Bilim insanları, kalıcı bir çözüm bulunamadığı durumlarda yemek pişirirken pencerelerin açılmasını ve havalandırmanın sağlanmasını öneriyor.
0 Comments