Canlıların vücudundaki karbonun, galaksimizin sınırlarını aşarak geri döndüğünü gösteren önemli bulgular elde edildi.
Yaşamın temel bileşenlerinden biri olan karbon, yıldızlarda meydana geliyor ve bu yıldızlar ömürlerinin sonuna geldiğinde süpernova patlamalarıyla uzaya dağıtılıyor.
Bu süreç sonrasında, “galaktik geri dönüşüm” olarak adlandırılan bir mekanizma ile karbon, Dünya gibi gezegenler tarafından yeniden yakalanıp kullanılıyor.
Son olarak, hakemli bir dergi olan Astrophysical Journal Letters’ta yayımlanan çalışmada, karbonun galaksilerin dışına çıktığına dair kanıtlar sunuldu.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Galaksileri saran büyük gaz bulutlarının varlığı, 2011 yılında Hubble Uzay Teleskobu sayesinde doğrulanmıştı. Bu galaksi çevresi ortamının (circumgalactic medium / CGM) içindeki yüksek oksijen seviyeleri, yıldız üretmeye devam eden galaksilerin çevresinde gözlemlenmişti.
Yeni çalışmayı yürüten araştırmacılar, tekrar Hubble’ı kullanarak 11 galaksiyi çevreleyen CGM’nin, 9 kuasarın ışığıyla etkileşimini inceledi. Kuasarlar, evrendeki en parlak cisimler arasında yer alarak bir galaksideki tüm yıldızları gölgede bırakabilir.
Farklı elementlerin ışığı değişik dalga boylarında emmesi sebebiyle, bilim insanları kuasar ışığının gaz bulutuyla etkileşimini analiz ederek CGM’nin bileşimini aydınlatmayı başardılar.
Yapılan çalışmada, bulutun sadece oksijen içermediği, aynı zamanda yüksek miktarda karbon da barındırdığı tespit edildi.
Araştırmanın yazarlarından Samantha Garza, “Galaksi çevresi ortamın hem karbon hem de oksijen için dev bir rezervuar gibi davrandığını doğrulayabiliriz” sözleriyle bu durumu ifade ederken, galaksilere düşerek geri dönüşüm sürecine katkıda bulunduğunu belirtti.
En azından yıldız oluşturan galaksilerde, bu maddelerin daha sonra galaksiye tekrar düşerek geri dönüşüm sürecine devam ettiğini düşünüyoruz.
Araştırmacılar, bazı durumlarda karbonun galaksilerarası uzaya kadar yaklaşık 400 bin ışık yılı mesafeye uzandığını gözlemlediler; bu mesafe, Samanyolu’nun çapının yaklaşık iki katıdır.
Washington Üniversitesi’nden Jessica Werk, çalışmanın bulgularının galaksi evrimi ve yeni yıldızlar için kullanılabilir karbon rezervinin doğası hakkında heyecan verici çıkarımlar sunduğunu aktardı.
Vücudumuzdaki aynı karbon büyük olasılıkla galaksinin dışında kayda değer bir vakit geçirdi.
Bilim insanları, CGM’yi inceleyerek bu geri dönüşüm sürecinin zaman içindeki seyrini anlayabilir ve Samanyolu’nun geleceği hakkında fikirler geliştirebilirler.
Ayrıca, bazı araştırmacılar CGM’nin geri dönüşüme katkısının yavaşlaması veya durmasının, bir galaksideki yıldız popülasyonunun azalmasına neden olabileceğini düşünüyor.
Bilim insanları, CGM’nin diğer elementleri hakkında bilgi edinmek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguluyor.
0 Comments