Kanserli hücrelerin sirkadiyen ritmini araştıran bilim insanları, ilaçların etkisinin günün hangi saatinde daha belirgin olduğunu tespit etti.
Biyolojik bir saat olarak görev yapan sirkadiyen ritim, 24 saatlik döngüde metabolizmayı düzenleyen önemli bir faktördür.
Bu biyolojik saat, uyku düzeninden hormon salgısına kadar birçok süreci etkilediği gibi, ilaçların etkinliği üzerinde de gözlemlenebilir bir rol oynamaktadır.
Tedavi zamanlaması, ilacın etkinliğinde fark oluşturmakta olup, örneğin kemoterapinin tümör hücrelerinin bölünme döneminde daha etkili olduğu daha önce belirlenmişti.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
22 Ağustos 2023 tarihinde Nature Communications dergisinde yayımlanan bir çalışmada, kanser tedavisinde kullanılan ilaçların gün içindeki etkin saatleri araştırıldı.
Araştırmacılar, üçlü negatif meme kanseri hastalarından alınan hücreleri laboratuvar ortamında inceleyerek bu hücrelerin davranışlarını analiz etti. Bu tür meme kanseri, şiddetli bir biçim olup, sınırlı sayıda tedavi seçeneği bulunmaktadır.
Bilim insanları, kanserli hücrelerin sirkadiyen ritimlerini birkaç gün boyunca takip ederek biyolojik saatlerinin detaylı haritasını çıkardı; bunun ardından hücrelerin farklı zaman dilimlerinde uygulanan tedavilere tepkilerini izlediler.
Yapılan analizler, ilaçların etkinliğinin, günün hangi saatinde uygulandığına göre yüzde 30’a kadar değişebileceğini ortaya koydu.
Örneğin, 5-fluorouracil isimli ilaç, sabah 8 ile 10 arasında daha yüksek bir performans sergiledi; bazı ilaçların ise akşam saatlerinde daha etkili olduğu belirlendi.
Çalışma çerçevesinde, hangi genlerin sirkadiyen ritimle ilaç etkinliği arasındaki ilişkide kritik bir rol oynadığı da belirlendi.
Yeni önerilen yaklaşım, hem etkili tedavi yöntemleri geliştirilmesine katkıda bulunmakta hem de ilaçların yan etkilerini en aza indirme potansiyeli taşımaktadır.
Yanıt alınamayan tedavi süreçlerinde, başka bir ilaca geçmek veya dozu artırmak yerine, sadece uygulama saatinin değiştirilmesi yeterli olabilir.
Ancak, sirkadiyen ritim bireyden bireye değişim gösterdiği için, bu bulgulara dayalı geliştirilecek tedavi yöntemleri de kişiye özgü olmalıdır. Ayrıca, laboratuvar ortamında elde edilen bulguların gerçek hastalar üzerinde nasıl sonuç vereceği henüz netlik kazanmamıştır.
Charité Kapsamlı Kanser Merkezi’nden Dr. Adrián Enrique Granada, başkanlık ettiği çalışma hakkında şunları ifade ediyor: “Bulgularımız genel olarak, bireysel sirkadiyen ritimlere dayanan kişiselleştirilmiş tedavi planlarının kanser tedavisinin verimliliğini kayda değer şekilde artırabileceğini göstermektedir.”
0 Comments