Yapılan araştırmalar, demans ve bunama vakalarının yaklaşık yarısının önlenebileceğini ortaya koyuyor.
Bunama, hafıza, dil ve düşünme becerilerindeki gerilemelerle kendini gösteren nörodejeneratif hastalıklar grubunu içeriyor, bu grupta Alzheimer da yer alıyor.
Genellikle yaşlanma ile ilişkili olarak ortaya çıkan bu rahatsızlıkların, uzmanların görüşlerine göre birçok vakası önlenebilir nitelikte.
Oxford Üniversitesi’nden Prof. David Smith liderliğindeki bir çalışma, 344 binden fazla bireyin 15 yıl süreyle izlenmesiyle bunamaya yol açan 6 temel risk faktörünü belirledi.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırmacılar, bunamanın önlenmesi amacıyla yaşam tarzı, sağlık geçmişi, fiziksel bulgular, sosyoekonomik koşullar, sosyal ve psikolojik faktörler ile çevresel etkilerin göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna vardı.
Bu faktörlerin orta düzeye çekilmesinin bunama vakalarının yüzde 43’ünü, iyi seviyede olmasının ise yüzde 73’ünü engelleyebileceği belirlendi.
Sağlıksız yaşam tarzının bunamanın ortaya çıkmasındaki önemli rolü uzmanlar tarafından vurgulanıyor.
Dünyanın önde gelen bunama uzmanlarının yürüttüğü benzer bir çalışmada depresyon, diyabet ve yüksek düzeyde kötü kolesterol gibi sağlık koşullarının yanı sıra eğitim durumu, hava kirliliğine maruz kalma ve sosyal izolasyon gibi faktörler de risk unsurları arasında sıralanıyor.
Araştırmalar, bu etmenlere çocukluk döneminden itibaren dikkat edilmesinin vakaların yüzde 45’inin önlenmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor.
İleri yaşlarda da gerekli önlemlerin alınmasının faydalı olabileceği öngörülüyor.
University College London’dan Prof. Gill Livingston, dünya genelinde birçok kişinin bunamanın kaçınılmaz olduğuna inandığını ancak bunun doğru olmadığını belirtiyor ve ekliyor:
Riske uzun süre maruz kalmanın daha büyük bir etkisi olduğu konusunda daha kuvvetli kanıtlarımız var. Ancak harekete geçmek için asla çok erken veya çok geç olmadığını da belirtmemiz gerekiyor.
Uzmanlar, yaşam tarzındaki değişikliklerin bunamayı önleyebileceğini veya geciktirebileceğini ifade ediyor.
Prof. Livingston, sağlıklı bir yaşam tarzı için şu önerilerde bulunuyor:
Düzenli egzersiz yapmak, sigara içmemek, orta yaşta bilişsel aktiviteleri sürdürmek ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak yalnızca bunama riskini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda başlangıcını da geciktirebilir.
Özellikle hareketsiz yaşam süren bireylerin en azından yürüyüş yapmaya başlamalarını öneriyor.
Ayrıca yapılan başka çalışmalar, Akdeniz diyetinin bunama riskini azaltabileceğine dair bulgular sunuyor.
Bu diyetin bitki ağırlıklı olması, kabuklu yemişler, kepekli tahıllar ve balık içermesi dikkat çekiyor. Kırmızı et tüketimi en aza indirilirken, zeytinyağı tercih ediliyor.
Bilim insanları, bu beslenme biçiminin meyve ve sebzelerindeki antioksidan bileşenler sayesinde bunama riskini azalttığını düşünüyor.
Görme ve işitme becerilerindeki azalma da bunamayla ilişkilendirildiğinden, işitme cihazlarına ulaşımın kolaylaştırılması gerektiği vurgulanıyor.
Birleşik Krallık merkezli Alzheimer Derneği’nden Fiona Carragher, alkol
0 Comments