Avustralya’da gerçekleştirilen bir araştırma, hamilelik döneminde plastik maddelere maruz kalmanın çocuklarda otizm gelişimine yol açabileceğine dair iddiaları gündeme taşıdı. Ancak bazı bilim insanları, bu bulgulara dikkatli yaklaşılması gerektiğini belirtiyor.
Otizm spektrum bozukluğu, iletişimde zorluklar ve sosyal etkileşim güçlükleri ile tanımlanan nörogelişimsel bir durumdur. Genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etmenlerin de rol oynayabildiği bu durumun kesin nedenleri henüz tam olarak aydınlatılamamıştır.
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada, anne karnında Bisfenol A (BPA) maruziyeti yaşayan erkek çocuklarının 11 yaşlarına gelindiğinde otizm tanısı alma olasılığının altı kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. BPA, dayanıklı plastik ürünlerin üretiminde yaygın olarak kullanılan ve gıdaya karışarak sağlığa zarar verebileceği kaygıları doğuran bir bileşiktir.
Bu madde ile ilgili endişeler, kalp hastalıkları ve kısırlık gibi sağlık sorunlarının yanı sıra çocuklarda da çeşitli sağlık problemlerine neden olabileceği yönündedir.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırmayı yürüten ekip, yaklaşık 1074 çocuk üzerinde incelemeler yaptı. Bu çocukların annelerinden, hamileliğin son dönemlerinde idrar örnekleri toplandı ve BPA düzeyleri analiz edildi. Sonuçlara göre, 11 yaşına gelen 43 çocuğun otizm tanısı aldığı kaydedildi. Araştırmacılar, yüksek BPA maruziyetine uğrayan erkek çocuklarının otizm tanısı alma ihtimalinin daha fazla olduğunu buldu, ancak kız çocuklarında benzer bir ilişki gözlemlenmedi.
Daha sonra farelere BPA verilerek elde edilen bulgular test edildi ve benzer sonuçlara ulaşıldı. Çalışmanın yazarlarından Dr. Wah Chih Boon, BPA’nın aromataz enzimini inhibe ettiğini ve erkek farelerde otizm spektrum bozukluğuyla ilişkili anatomik, nörolojik ve davranışsal değişikliklerle bağlantılı olduğunu açıkladı.
Östrojen hormonu ile ilişkili aromataz enziminin, otizm tanısı olan erkek çocuklarda düşük seviyelerde bulunduğu, bu enzimin kız çocuklarında yeterli seviyelerde bulunmamasının ise farklı sağlık sorunlarına yol açabileceği düşünülmektedir.
Çalişmaya liderlik eden Anne-Louise Ponsonby, bazı araştırmaların hamilelik süresince plastik maddelerdeki kimyasalların, ileride çocuklarda otizm görülebilmesi ile ilişkili olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
Buna karşın, bazı uzmanlar bu çalışma ile neden-sonuç ilişkisi kurulamadığını vurguluyor. RMIT Üniversitesi’nden Elisa Hill-Yardin, idrarında BPA bulunan tüm kadınların çocuklarının otizmli olmadığını, bu durumun bir başına tek başına yeterli olmayabileceğini savunuyor. Genetik gibi birçok faktörün de etkin rol oynadığına dikkat çekmiştir.
Hill-Yardin ayrıca, farelerden elde edilen sonuçların insanlara tam olarak uygulanamayabileceğinin altını çizerken, bu hayvanlara verilen BPA miktarının insanların maruz kaldığı miktardan daha fazla olduğunu belirtiyor.
University College London Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nden David Skuse, insanların sosyal iletişimindeki inceliklerin fare modellerinde ölçülemeyeceğini ifade etti. Hill-Yardin, yeni çalışmanın belirli gen varyasyonlarına sahip bebeklerin BPA’ya karşı daha duyarlı olabileceğini ve bu durumun otizm riski artırabileceği ihtimaline işaret ettiğini aktardı.
Uzmanlar, bu bulguların daha fazla çalışmalı ve farklı gruplarla test edilmesi gerektiğini vurguluyor.
0 Comments