Avustralya’da et yiyen bakteri salgınının Melbourne banliyösünde hızla yayılması, ülkenin baş sağlık yetkililerini endişelendirdi.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Uzman Profesör Ben Cowie, Victoria bölgesinde Buruli ülseri vakalarının eyalet genelinde “yüksek seviyelerde” seyrettiği konusunda uyarıda bulundu. Özellikle Ascot Vale banliyösü ile bağlantılı enfeksiyonlarda son dönemlerde belirgin bir artış gözlemleniyor.
Prof. Cowie, lezyonların genellikle yavaş gelişen, ağrısız yumru ya da yara şeklinde belirdiğini ve başlangıçta böcek ısırığı ile karıştırılabileceğini belirtti.
Bu yumrunun sivrisinekler aracılığıyla yayıldığını ifade eden Cowie, enfeksiyonun zamanla ciddi bir deri ülserine dönüşebileceğine dikkat çekti.
Cowie, “Herkesin” bu enfeksiyona yakalanabileceğini belirtirken, enfeksiyonun daha çok 60 yaş ve üzerindeki bireylerde yaygınlık gösterdiğini vurguladı.
Prof. Cowie, halkı sağlık konusunda bilinçlendirerek, hastalığın coğrafi olarak yayıldığını ve artık yalnızca belirli kıyı bölgeleriyle sınırlı kalmadığını aktardı. Sağlık yetkililerine 17 Aralık itibarıyla 344 vakanın bildirildiğini söyledi.
Buruli ülseri nasıl önlenir
Cowie, halka önlem alması için bol ve hafif giysiler giymelerini, sivrisineklerden uzak durmalarını ve kişisel böcek kovucu kullanmalarını önerdi.
“Erken tedavi, cilt kaybını ve doku hasarını önemli ölçüde azaltabilir, ayrıca daha karmaşık tedavi gereksinimlerinin önüne geçebilir” diye ekledi.
Kuluçka süresi 4 haftadan 9 aya kadar değişiklik gösterebiliyor. Buruli ülseri lezyonları vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilse de, en yaygın olarak uzuvların açıkta kalan kısımlarında görülüyor.
Bilim insanları, keseli sıçanları inceleyerek bu hastalığın Yeni Güney Galler’in Batemans Bay kasabasında endemik hale geldiğini tespit etti.
Keseli sıçanların bu ülserleri geliştirebildiği ve sivrisineklerin hastalığın insanlara geçişinde rol oynadığı biliniyor.
0 Comments