Yeme bozukluğu anoreksiya nervozanın tedavisinde psilosibin isimli saykodelik madde kullanılma imkânı taşıyor. Yapılan araştırmalar, sıçan denekler üzerinde umut verici sonuçlar ortaya koydu.
Anoreksiya, az yemek yiyip aşırı egzersiz yapma sonucunda meydana gelen aşırı kilo kaybıyla tanımlanan bir hastalıktır ve psikiyatrik hastalıklar arasında en yüksek ölüm oranlarına sahip olanlardan biridir.
Daha önce gerçekleştirilen bazı araştırmalar, psilosibinin bu bozukluğun tedavisinde potansiyel taşıdığına işaret etmişti. Ayrıca, saykodelik maddelerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı problemlerine olumlu etkilerde bulunabileceği de tespit edilmişti.
Halk arasında sihirli mantar olarak bilinen Psilocybe türü mantarlardan elde edilen psilosibin, anoreksiyanın karakteristik özelliklerinden biri olan esnek düşünememe üzerine olumlu etkiler sağladığı belirtilmiştir.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Molecular Psychiatry adlı dergide yayımlanan çalışmada, bu saykodelik maddenin anoreksiya tedavisinde beyinde nasıl bir etki yarattığı araştırılmıştır.
Deneysel süreçte dişi sıçanlara kısıtlı miktarda yiyecek verilirken, egzersiz yapmaları için hamster tekerleğine sınırsız erişim sağlandı. Bu sıçanlardan bir kısmına psilosibin verilerek, kontrol grubuyla karşılaştırma yapıldı.
Düşük dozda psilosibin alan sıçanların kilo kaybına karşı daha dirençli oldukları tespit edildi. Ayrıca, yiyeceğe kısıtlı erişimleri olmasına rağmen psilosibin alan sıçanların sağlıklı bir kiloda kalmayı başardığı ve yapılan öğrenme testlerinde bilişsel esneklik gösterdikleri kaydedildi.
Psilosibinin, beynindeki belirli bir mekanizmaya etki ederek “anoreksik düşünce biçimini” daha da esnek hale getirdiğini bulan araştırmacılar, bu durumun hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak sağlayabileceğini öngörüyor.
Ancak, deneydeki tüm sıçanlarda aynı etki gözlemlenmedi. Bu nedenle daha fazla araştırma yapılması gerektiği ve insan üzerindeki etkilerinin de tespit edilmesi gerektiği vurgulandı.
Mevcut tedavi yöntemlerinde anoreksiya için antidepresanlar yaygın olarak kullanılmakta. Ancak çalışmayı yürütmekte olan Dr. Claire Foldi, bu ilaçların anoreksiyadan etkilenen düşük kilolu bireylerdeki klinik semptomları iyileştirmediğini ifade etti:
Bilişsel esnek olamama, bu hastalığın temel özelliklerindendir ve genellikle anoreksiya nervoza semptomları belirginleşmeden önce ortaya çıkmakta olup, kilonun geri kazanılmasından sonra da devam etmektedir. Bu sebeple, bu semptom terapötik müdahalelerde birincil hedef haline geliyor.
0 Comments